Çoçukluğumdan  itibaren siyaset veya  siyasi konuları konuşmaktan kaçınırım. Olaylara veya yaşananlara vakıf olmadığımdan değil, konuştuğum insanların çoğunun, ya kulaktan dolma haberlerle yada babasından, anasından, çevresindeki insanların farklı pencerelerden bakmamasından kaynaklı,  düz mantık davranışlarından yada söylemlerinden sıkıldığım içindir.

Hayata dar veya tek bir pencereden bakan insanların vizyonları geniş olmaz. Tek bir düşünce doğrultusunda hareket ederler, doğruluğu yada yanlışlığını araştırmadan, o  düşünce etrafında biat ederler.

Örnek vermek gerekirse sürekli Kanal-D veya sürekli STV yayınlarını izlemek yada aynı yazarın farklı köşe yazılarını veya  kitaplarını okumak size hiçbir şey  kazandırmaz.  O yazarın  aktarmak istediği  düşüncenin  etkisi altında kalırsınız,  fikir ve davranışlarınızı bu şekilde geliştirirsiniz. (Bir bebeğin konuşmayı kendi kendine öğrenmesi gibi) Sizde alışkanlık haline gelir, davranışlarınız değişir sonrada karakteriniz olur. Siz olursunuz.

Araştırmadan etmeden saçma sapan konularda size aktarılan bu bilgilerin doğruluğundan emin  olmadan aklınıza gelen cümleleri sarfedersiniz.

Etinden, sütünden, yününden faydalandığımız o yararlı canlı olan “Koyun”  kelimesini bu insanlar için  sarfetmeyeceğım..
Ben onlara sadece … (Üç nokta) gönderiyorum.

Saçma  bir yazı oldu, sonra düzenlemeye çalışırım.


Turk kahvesi Bir fincan kahve ve tarot falıBu gün Zeynep’le , sırayla Kahve falı ve sonra Zeynep, Tarot  falına baktırdı(k). Falcı, ikimizin fincan’ında da “Gelinlik gözüküyor” dedi… Bana birimizin falında bir sakatlık var gibi geldi… ( Mesela, gelinliği kim giyecek :)) )

Ve ayrıca çevremdeki insanların tamamı “dost, arkadaş, tanıdık” Çok zeki, akıllı insanlarmış. Bunuda beni kitap  okurken gördüğü için söylemiş olabilir. Şansınıza küsün zeki arkadaşlarım… :))

Her neyse “Baktığım fal kesin çıkar, hislerim kuvvetlidir.” diye reklam yapan  falcımız, benim tarot falıma bakacak, ben “Gerek yok, bu gibi şeylere pek inanmıyorum” dedim. Sonra “Yo yo bakıcam senin falına da” dedi. Kendinden çok emin, anlamıyor yada anlamamazlıktan  geliyor. ( 15 TL Tarot falı :) )

Sonra ben
Peki “6. hissin kuvvetliyse, bu gün benim falıma bakamayacağını çoktan anlamış olman gerekliydi. Neden ısrar ediyorsun”, “Gerek yok, baktırmayacağım. Teşekkürler.” dedim.

“Tamam” dedi  ve gitti…

Konu hakkında çok  şey söylenir ama gerek yok herhalde…

Adı meçhul kalmış bir şair şöyle buyurmuş.
İma ile mümkün mü olur maksadı ifham
Bilmez misin ol taife tasrifi güç anlar.

Yani
Maksadı ima yoluyla anlatmak ne mümkün! Sen de bilirsin
ki bu adamlar detaylı br açıklamayı bile güç anlarlar.


Greenpeace geçenlerde bi eylem yaptı,Vikipedi’den baktım biraz önce 1971 yılında kurulmuş, gözüme çarpan şu rakamlar biraz kafamı karıştırdı.

Ciro 196,6 milyon Avro (2008) , Üye sayısı 2,86 milyon (2008) çok büyük bir servet ve gönüllü sayısı öyle değilmi…

Greenpeace eylemlerinden sonra sonuç hiç değişmiyor, değişmeyecekte..  Yani petrole olan talep hiçmi hiç düşmüyor, Aksine her geçen gün petrole olan talep artmakta, artacak. Nükleer araştırmalar yada reaktörler, yapılan eylemlerden sonra kapatılmıyor. Kapatılmayacak… Dünya barışına katkı sağladığına da inanmıyorum.

İnsan ihtiyaçlarına cevap vermek için Petrol yada Nükleer kaynakların kullanımına devam edilecek ve doğa tahrip edilecektir..

Greenpeace’in, 10-15 kişiyle bir platforma tırmanması veya köprüye tırmanıp pankart açmasıyla dünyayı değiştirebilececeğine inanmıyorum. Aslında kimse inanmıyor. Kullandığımız teknolojik her bir cihazla çevreye ve doğaya verdiğimiz zararın farkında bile değiliz. Hepimizin kucağında dizüstü bilgisayarlar, ellerimizde cep telefonları…

O cihazların kullandığı bataryaların ufacık tefecik reaktör olduğunu umursamıyoruz.

Greenpeace’in son 30 senelik eylemlerine bakarsak başarısız bir örgüt olduğunu da hiç kafa yormadan anlayabiliriz. Greenpeace bu gibi eylemlerle vakit harcıyacağına nükleere yada petrole mantıklı bir alternatif getirmedikçe kullanımına da engel olamayacaktır.

Haa Çevremi kirletiliyor. Bitki örtüsümü harap ediliyor. Bol bol Ağaç diksin hatta gönüllülerinede bunların bakımını üstlendirsin. Gönüllü sayısında düşüş yaşayacağına da adım kadar eminim. Çünkü biz sadece tüketiriz…

Ayrıca kar amacı olmayan bir örgütte bu kadar servetin olması ne kadar doğru ? 196.6 milyon avro ile kaç tane ağaç dikilebilir, yada temiz enerji kaynağı olan Güneş paneli satın alınabilir hiç düşünmediler mi ?

Greenpeace’in eylemlerini desteklemiyor değilim. AKSİNE DESTEKLİYORUM. Gönüllüyüm… Eylemlerinin hiç birine fillen katılmamış bir gönüllü. Çoğumuz öyle değilmiyiz?


Bitti Nokta

Papatyaların toprağı gelinlik gibi sardığı bu mevsimde, Yeminlerle yoğrulmuş sözlerin arefesinde,

Artık son noktayı koyuyorum.

Tüm Melekler, Cebrail ve Allah şahittir ki, bundan ötesi olmayacak…


blackberry torch BIS (Blackberry İnternet Sunucusu) nedir ?
Daha bir kaç saat önce  Optimum alışveriş merkezinden dönerken Yılmaz isimli arkadaşımla Blackberry’ler hakkında tartıştık. 4 GB kotalı internet güya 32 GB’lık gibiymiş,  GSM operatörünün verdiği 4 GB’lık internet paketi Dosya, video yada herneyse indir indir bitmiyormuş… :))

Bu konuyu biraz araştırıp.  Blackbery’lerin sırrı neymiş az çok bilgi sahibi olalım dedim…

BIS (Blackberry İnternet Sunucusu) kısaca Bireysel Blackberry aboneliği.

Blackberry’ler cihaz olarak mükemmel olsalarda Bis yada Bes aboneliği olmadan telefondan öteye gidemiyor. Mükemmel sonuç için Blackberry ve  BIS bir arada olmalı. BIS aboneliği yapıldıktan sonra operatörünüzün çektiği heryerden nete bağlanabilirsiniz, Tüm Blackberry kullanıcıları için ücretsiz olan Blackberry Messenger hizmetini ve  maillerinizi kısa mesaj gibi anlık olarak alabiliyorsunuz. BIS’ in açılımı “Blackberry Internet Service” Bis aboneliği  olmadan bir internet paketi alsanız dahi sadece Wap Browser üzerinden bağlantı kurabilir diğer hizmetlerin hiçbirinden faydalanamıyorsunuz.

Push mail, Msn, BB Msn, Navigasyon Haritaları gibi (Haritalar Blackberry’nin Kanada’ daki serverları üzerinde tutuluyor ve ücretsiz olarak güncelleniyor.. Yani Internet service sağlayıcı görevi yapmıyor. Ayrıca navigasyon haritaları gibi çeşitli uygulamalar hemen hemen bütün telefon üreticilerinin Web siteleri üzerinden ücretsiz indiriliyor. En çok uygulama geliştirilen marka olan Nokia’nın uygulama dükkanı…  Nokia ovi )

Herneyse Blackberry internet uygulamalarında cihaz üzerinde kullanıldığında %80 – 90 oranında sıkıştırma uyguluyor. Örnek vermek gerekirse; Yani  benim web siteme Adsl bağlantısı kullanarak, bir bilgisayar ile  ortalama 87 bin kez giriş yapıldığında, 4 GB’lık bir kota tüketir. Blackbery ile bu rakam ortalama 984 binlere çıkıyor ama Sıkıştırma özelliğini biraz daha açarsak, Blackberry herhangi bir döküman veya resim varsa bunları cihaza indirmeden görüntülediği için böyle bir fark oluşuyor…

Ha bu sıkıştırma özelliğini devre dışı bırakıp farklı bir browser kullanarak sadece bir tane  4 GB boyutunda DVD  Video veya filmi indirmeniz halinde 4 GB kotayı,  8 MB hız ile ortalama 3,5 saat gibi bir sürede  dolduruyor.

Yani Ticarette herşeyin mübah olduğu bu zamanda, Blackberry satan abiler, ablalar 1400 TL’lik  telefonu satmak için  müşterilerini Öyle bir dolduruşa getiriyorlar ki nerdeyse  1 saat boyunca tartışılacak bir mevzu haline geliyor… ;)))


sapik medya Cinselliği ön planda tutan pornografik medya

Günlük haber ihtiyacını gidermek için bir site , Tv kanalı  veya  gazete açtığınızda, Herhangi bir gazetenin sayfasını birkaç manşet ve altında sıralanmış fotoğraflar “bu güzel kim ?” “ünlülerin ilginç halleri” “seksi fotoğraflar” “ünlülerin verdiği Frikikler ” şeklinde devam eden “sözde” haberler yer alıyor .  Eskiden bunlara meraklı olanlar  “Bulvar Gazetesi veya playboy dergisi ” alırdı ..

Şimdi ise Gazeteler , Tv kanalları ve TV kanallarına  ait bazı siteler Bulvar Gazetesi gibi oldu.. Ayrıca bazı gazetelerin sitelerinde özellikle  alt kısımlarda yer alan “18 yaş altı için teklikeli olabilir  “girmemelisiniz diyen reklamlar …

Cinselliği ön planda tutan pornografik medya bizi Sapık bi millet mi zannediyor ?


gorme engelli Siyah gözlükler...Bugün yeğenim Emre’nin dişi apse yaptığı için doktora götürdüm, dişçiden dönüşte otobüste bindik, oturduğumuz koltuğun parelelinde yani  yan koltukta oturan  siyah gözlüklü bir amca ile arkasında duran 30′lu yaşlarda genç adamın konuşmalarına kulak misafiri oldum..

Hatırladığım kadarı ile aynen şunları konuşuyorlardı …

Genç adam: Aski’ye gideceğim de, nerede inmem gerekli?
Siyah gözlüklü amca: Önümüzdeki durakta  ineceksiniz. Sağ tarafta  mavi bina var orası Aski

Tam o sırada Kazım Karabekir Caddesi üzerinde Havaş otobüslerinin kalktığı yerdeyiz. Otobüs Aski’nin bulunduğu durağa gelince genç adam  tam  aksi yöne bakıyor ve  aynen şunları söyledi.

Genç adam: Burada mavi bina  yok yanlış olmasın?
Siyah gözlüklü amca: Görmüyor musun sağ tarafta koskoca mavi bina  var..
Genç adam: “Ha tamam” dedi teşekkür edip, otobüsten indi.

Bu diyalogda geçen siyah gözlüklü amca görme  engelli biriydi..  Genç arkadaş bunun farkında dahi değil. İhtiyarın arkası dönük olduğu için belki farketmedi ama  ihtiyar amcanın engelli olmasına  rağmen hafızasının kuvvetli ve adres bilgisinin iyi  olması dikkatimi çekti.

“Herkes bakar ama bazıları görür…”


olum Yalnızdım, soğuktu ve üşüdüm...

Bazen bir şarkının hissettirdiklerinden daha derin bir duygu olmadığını düşünüyorum.

Daha dün rüyamda,
Senin, beni katledişini izledim.
Sonra tavanı basık, dar, güneş almayan bir tabuta koydun beni…
Yalnızdım, soğuktu ve üşüdüm…

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.


kalp Ölüm kaldı
Belkide artık vakit çok geç…

Ankara’da mevsim çoktan ilkbahar yolculuğuna çıkmış,
Bende ise halen sonbahardan kalma fırtına.

Umursamadan, Yıllarca sevgimi ince ince tüketmişsin…

Bir zamanlar yüreğimde adı aşk olan yangın,
Dilimden hiç düşürmediğim şiirler,
Durmadan sayıkladığım adın vardı..

Ruhum iliklerime kadar buz kessede,
İçimi ısıtan tebessümlerin vardı.

Gözlerimi kapatıp daha derinden görmeye çalışırken seni
Soyu tükenme teklikesinde olan hayalin vardı..

İntihara meyilli düşüncelerimin eli tetikteyken, (C. A.)
[İntihara meyilli düşüncelerimin raksettiği gecelerde,  (Alternatif ) ]
Kalbimin en müstesna köşesinde sakladığım aşk vardı..

Ve sonunda,
Yalnızlığın ve çaresizliğin vermiş olduğu,
Ölüm kaldı …

Not: Bu şiiri alıntı yada kaynak göstermeden sayfanızda yayınlamak için bir  kere değil iki kere düşünün…

Katkılarından dolayı..
Yeşim, Zeynep ve Sibel’e teşekkür…


golgeler ve suretler 399x570 Gölgeler ve Suretler1963 yılında Kıbrıs’ta Türklerle Rumlar arasında parlayan ‘Kıbrıs Olayları’ bir Karagöz kuklacısı olan babasından ayrı düşen genç bir kızın gözünden beyazperdeye aktarılıyor.

‘Gölgeler ve Suretler’ , 1963 Kıbrıs çatışmalarının gündeme geldiği ilk film olma özelliğini taşıyor. Bunun yanısıra film, Rum ve Türk oyuncuların Kuzey Kıbrıs’ta yer aldıkları ilk uzun metrajlı sinema filmi olma niteliğine de sahip. Hayalini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşayan ünlü yönetmen Derviş Zaim, filmini çekebilmek için koşulların oluşmasını tam 14 yıl boyunca bekledi. Beklediğine de değmiş…

23 Şubat 2011 Sosyal  medya gösterimine davet edildim, fakat Ankara’da bulunduğum için gidemedim. Filmin ülkemizdeki gösterim tarihi 11 Mart 2011. Şimdiden iki ayrı ödül  almış olan film, beyazperdeye bulaşan tonla hüsranın arasından size  ilaç gibi gelecektir kanısındayım.


Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 ...76 77 78

Website Content Protection 2008-2011 Copyright all right reserved. Hakkında - Kullanım - İletişim - Gizlilik - Tavsiye edilen tarayıcılar Mozilla Firefox, Google Chrome ve IE 8..

Bu sitede yer alan tüm resimler ve marka logoları sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması, tamamı yada bir kısmının başka bir mecrada yayınlanmaması rica olunur.. Sevgiyle kalın.