Anayasa Mahkemesi, kurulduğu 1963 yılından bu yana 24 siyasi partiyi kapattı. Anayasa Mahkemesi’nin kuruluşundan önce kapatılan 2 partiyle birlikte Türk siyasi hayatında toplam 26 parti kapatıldı.
Yargıtay Başsavcısı A.Yalçınkaya, 14 Mart 2008′de AKP ’nin “laiklik karşıtı eylemlerin odağı haline geldiği” iddiasıyla kapatılması için dava açmıştı. AKP iktidardayken kapatılma davası ile karşı karşı gelen ikinci parti oldu.
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, “6 arkadaşımız kapatılması yönünde oy kullanmış, 5 arkadaşımızdan 4′ü Hazine yardımından yoksun bırakılması sonucuna varmış, 1 kişi de reddedilmesi gerektiği sonucuna ulaşmıştır. Bütün bunlardan 6 arkadaşımızın kapatılma, 4 arkadaşımızın da Hazine yardımından yoksun bırakılması kararını birlikte düşündüğümüzde siyasi partiye Hazine yardımından yani son yıl aldığı hazine yardımının 1/2 oranında yoksun bırakılmasına karar verilmiştir” dedi.
Partinin kapatılması için 11 asıl üyeden en az 7’sinin oyu gerekiyordu.
Kaynak : Hurriyet.com.tr ve cnnturk.com
ayrıca bakınız
http://www.cnnturk.com/TURKIYE/haber_detay.asp?PID=318&haberID=486570
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/9552564.asp?gid=229&sz=13115
vatana millete hayırlı uğurlu olsun durmak yok yola devam allahın izniyle
anayasa mahkemesi amerika emperyalizminiz taşeronluğunu yapan bu partiyi kapatmamakla,atatürk cumhuriyetine,cumhuriyet tarihinin en büyük ihaneti yapmıştır.bundan sonra bu ülkeni başına gelecek gerici,emperyalist salldırılar dan kaynaklı tüm felaketlerin sorumlusu tarih önunde ,kapatmaya karşı çıkan bu beş üye olacaktır.ve lanetle anılacaklargır
adalet yerini buldu ortada bir haksızlık vardı durduruldu AK partiyi yaptıgı bütün işlerden dolayı destyekliyorum fakat yanlışlatrıda var emeklilik yasasında oldugu gibi emekli olunca aldıgımız 28 000 le hiç birşey yapamazken şimdi bu para 20 ye inmesiyle meklilerin kanını emiş oldu bu konuda düzeltilmeye gidilmezse destegiminde son bulacagını söylemek durumundayım
AKP’nin kapatılması hakkındaki dava ne zaman reddedildi? Ya ben bu ülkede yaşamıyorum, ya da siz? Davaya bakan 11 hakimin sadece bir tanesi davanın red edilmesi yollu karar verdi. Diğer 10 hakim yani davaya bakan hakimlerin birisi hariç hepsi davayı gerçekçi kabul ederek AKP’ye ceza verilmesi gerektiği yönünde oy kullandılar. Haber verirken, haberci sorumluluğuyla haber verilmeli. Reddedilmeyen bir davayı reddedilmiş diye haberlerştirmek, abesle iştigal etmektir.
okancım yazının kaynağı hurriyet abesle iştigal eden onlardır .
ülke dışında yaşıyan insanların ülkede çıkan haberlerden vs lere ulaşamadığını düşünüyorsan yanılıyorsun ..
internet televizyon gibi teknolojik icatlar sayesinde anında bilgi sahibi olunabilir.
Rusya da yaşamış bir insan olarak da Rus kanallarında Türkiye ile haberler haftada bir çıkmakta ..
Senin bahsettiklerinin hepsini bizde biliyoruz bu yazıyı okuyan insanların tamamı biliyor ..
Yorumunda Yurtdışında yaşayan insanları aşağılama gibi durumda mevcut .. kendi sitende yayınladığın ilkelerle çelişiyorsun ..
Kötü bir düşünce ile yaklaşmadığın düşüncesindeyim ..
Tavsiye ve önerilerine açığım .. internet büyük platform . polemiklere girmemek gerekir. Nede olsa Hepimiz Türkiye vatandaşıyız..öyle değilmi ?
“Fakat mahkeme davayı reddeti.” bölümünü haberden çıkartmanız güzel bir gelişme. Çünkü böyle birşeyin aslı astarı yok. Gözümden kaçmadı bu çıkartma, bu noktada sizi öncelikle tebrik ediyorum.
Onun dışında “Ya ben bu ülkede yaşamıyorum, ya da siz?” kelimesi bir deyimdir, bunun için dört paragraf yazıp olayı başka noktalara çekmeniz de gereksiz ve anlamsız. Ne demek istediğim fazla aşikar.
Hürriyet, daha genel anlamda da DMG, bugüne kadar yüz binlerce kez abesle iştigal ettiler. Yazınızın altında haber kaynağı olarak DMG’nin bir kuruluşunu verseydiniz, size eleştirim olmazdı. Ki ayrıca, verdiğiniz linklerde bir kez bile “Fakat mahkeme davayı reddeti.” denilmiyor, bilmem farkında mısınız? Oysa siz haberi düzeltmeden önce sizin haberinizde öyle bir cümle vardı. Gerçi artık önemi yok, herşey düzeltildi. Saygı ve sevgiler.. Ayrıca çalışmalarınızda başarılar..
40 yıllık yaşamımda ilk kez bir partinin Ülke menfaatlerini bu kadar ön pilanda tuttuğunu ve o doğrultuda vatan hizmet ettiğini görmemek sahtecilik olur.
Ben ve sülalem yaşadıkları vede var oldukları sürece bu partiyi desteklemeye vede savunmaya devam edeceğiz.
Yerel seçimlerdede yüzde 68 ile birinci parti olacak aksini iddaa eden olursa canımı ortaya koyarım.
Durmak yok herşeyÜlkemiz ve vatandaşlarımız için yola devam
30.07.2008
AKPeee kapatılırsa ne olur?
Dünyanın sonu gelir,
Deprem olur,
Sel basar,
Keneler tüm ülkeyi istila eder,
İnekler süt vermez, keçiler melemez,
İnsanlar gülemez olur, karabasanlar – afakanlar ülke çapında faaliyete geçer,
Çeteler masum boynunu büker,
AKP milletvekilleri emeklilik yasasını boşuna çıkarmış olurlar,
Vay anam AKPeee kapatılırsa ülke için tam bir kaos olur,
Çünkü Avrupa Birliği hayli – hülya olur,
Türkiye’de işsizlik tavan – pazarda fiyatlar taban,
Tencere fokurdamaz, guruldayan mideler – guruldamaya devam eder,
İstatistikler alt üst olur,
Gayri safi milli hâsılayla zenginleşen halkımız maazallah fakr-u zarurete düşer,
Yandaşlar boşluğa düşer – iktidar zenginleri ülke dışına kaçar,
Allah korusun yabancı sermaye sömürgesiz kalır, Milyarlarca dolar Türkiye’nin olur,
Ülke istikrarsızlık içinde bocalar.
Peki ya kapatılmazsa?
İşte o zaman bo… yeriz!
*
Ben size ne yapacağımı bilirdim ama…
Tek başıma kalsam şahi devrana kul olmam
Viran olası hanede evlad-ü ayal var
Sairin “Kar mı yağmış Diyarbakır’ın dağına” dizelerinde dile getirdiği gibi.
*
Halimiz ahvalimiz
Böyle bir milletin düşmana ihtiyacı yoktur!?
*
Yazıklar olsun
Neye bozuluyorum biliyor musuz:
Amerikan ve İngiliz gazetelerinde iki gün önce kapatılmayacağına yönelik haberler yer aldı. Yani koca bir ülke dışarıdan yönetiliyor ve insanlara bu lokma öyle güzel yutturuluyor ki. Bu mudur bağımsızlık? Bu mudur laik demokrasi? Mahkemeye diyeceğim yok onlar görevini yaptı. Benim bozulduğum “benden” önce yabancıların bilmesidir. Çok acı çok, insanın içini sızlatacak – gururunu incitecek kadar. Aslında neyi merak ettik ki sonu baştan belliydi zaten. Artı adamlar yani yabancılar kaç gün önceden söylediler zaten. Iş bitmiş, biz alıklar takımı sonuç bekliyoruz.
***
31.07.2008
Bundan sonra ne olacak…
Bir ihtimal Atatürkçülüğü Katletme Partisi söylem ve eylemlerinde biraz daha dikkatli olacaktır. En azından şimdilik…
Ancak yandaşları, tekke ve tahrikâtlar bir nevi “patlama” yaşayacaklardır. Türkiye’de bundan sonra gözle görülür değişimler beklenmelidir. Hepimizin malumu olan “ılımlı İslam” modeli yani Türkiye’nin kobaylığının “ikinci” perdesini aralayacaktır. Piyon vazifesini üstlenmiş olan bizler elimiz kolumuz bağlı bu oyunu seyretmekle yetineceğiz.
Dizginleri kaptırdık!!!
Hazine yardımının kesilmesi, Araplar sayesinde etkisiz kalacaktır.
Dizginler Türklerin elinde olsa gam yemeyeceğim ama…
Demiri pas çürütür, yiğidi gam öldürürmüş.
*
Pes etmek yok
Seçimler…
Yargı…
Asker…
O halde…
Sizi biz kapatacağız!!!
Nasıl olacak bu iş?
Birlik ve beraberlikle, tüm ama tüm zıtlaşmalar, görüşler bir tarafa bırakılıp AKP, RP, Fazilet gibi zihniyetlere karşı olanların bir çatı altında birleşmesiyle.
Halk iradesini o zaman göreceğiz…
***
01.08.2008
Beşeri ilişkiler
Ne siyasi İslam’ın başbakanına ne cumhurbaşkanına en ufak bir güven duygusu besleyemiyorum. Bu tespitle yalnız olmadığımın da bilincindeyim. Kapatılmadık diye sevinmeyin son Atatürk milliyetçisi olduğumu bilsem dahi size boyun eğmem, sizin zihniyetinize karşı mücadelemi sürdürürüm. AB(D) karşıtı değilim ama onlardan yana da değilim…
Sömürülmeye, aldatılmaya tahammülüm kalmadı artık!!!
***
02.08.2008
Hep yek
Farkında mısınız?
İşin başına döndük yine. Sözler gene mutabakattan yana. Herhalde eylemlerde benzeri olacaktır, taki…
Atatürkçüler son zamanlarda yeklerden gidiyor. Neden? İnsan fırsatları yaratmalı ve doğan fırsatlardan yararlanmasını bilmeli…
Böyle bölük böl çük, entel geçinerek bir yere varamayız. Bu zihniyet, içerdeki ve dışarıdaki destekçileri ile başımızı çok ağrıtacak. Hayat anlayışımız, ilkelerimiz ve her şeyden önemlisi bağımsızlığımız ciddi bir tehlikeyle karşı karşıya. Örselenmekten, iki yüzlülükten tiksindim artık.
*
Pazarlamaya devam…
İthal mallarına meraklı bir milletiz, üreticiden çok hazırcıyız. Kolay yoldan köşe dönme meraklısıyız…
Bilgi, görgü, tecrübe ve bilim zahmetli…
Zahmete katlanamayız. Yorar bizi, bozar…
Atatürkçülük hedef belirlemektir, hedefe koşmaktır. Görev aşkıdır, mesuliyettir, savaşmaktır, kazanmaktır…
Atatürkçülük entelektüel bir faaliyettir, kalitedir…
Siyasetin ve siyasetçinin en çirkin yüzü açık olanı gizlemektir, kamu kudreti sayesinde nüfuz etmektir…
Atatürkçülerin zaafı tembelliktir!