Tayyip ile Bush ilk buluşmalarında birbirlerine hava atarlar.
Bush Tayyip’e “Bizde öyle bir teknoloji var ki, ölüyü “diriltiriz” der.
Tayyip altta kalmaz ve o da;
- Bizdeki teknoloji çok farklı, partimizin bütün elemanları 100 metreyi, 3 saniyede koşmayı beceriyor” der.
Türkiye’ ye döndügünde Tayyip’i bir düşünce alır. Danışmanlarını çağırır, ve attığı palavrayı anlatır;
-”Haftaya Bush geliyor, yalanımız ortaya çıkarsa ne yaparız?” diye sorar.
Danismanlardan biri hemen cevap verir:
-”Onlara ölüyü nasıl dirilttiğini sordunuz mu?”
-”Hayır sormadık.”
-”O halde hiç korkmayın Başbakanım, alin Bush’u Anıtkabir’e götürün. Atatürk’ü diriltmesini isteyin. Diriltemezse o rezil olur. Yok eğer diriltirse, siz zaten 100 metreyi 3 saniyede kosarsınız !…
nihayet hükümetin aklına düştü key ödemeleri.kafalarına taşmı düştü yoksa,koyun gördükleri halkı kurdun kapmasındanmı korktular yoksa.bugüne bekletilmesi utanç birşey.ekonomiye toz kondurmayan bu iktidar niçin şimdiye kadar ödemedi acaba.tıkındıkları fazlamı gelmeye başladıda,koyun yerine konulan halka bir mesajmı vermeye çağırıyorlar yoksa.siyasiler halktan seçime yakın böyle çıkışları var ya koyun olarak çok kızıyorum.koyun olarak kurt postunamı bürünsek yoksa.size oyumuzu vereceğiz deyip ayılaramı versek.iş aslanın ağzında olmaz.buna varemayiz.kurda versek ters bakıyor.tilkiye versek ora senin,bura benim gezip duruyor.kediye versek çiğere mundar diyor.horoza versek zibillik zibillik ötüp geziyor.olan koyun bunlar mizahtanda anlamıyor,kızarlar,mızarlar alim allah başını ağrıtma.keyi ödüyorlar işte.ödemeseler ne yapabilinki.otur koyunsun,otunu ye işte.