dönüşü olmayan bir yola girdim…
Cümlelerde bitirdim ama içimde kanayan yara gibi..
Elimdeki o küçük emanete bakıyorum şimdi..Hak etmedin dediğin gün ise gözümün önüne geliyor..Hakkım değildiyse neden verdinki diyorum kendi kendime..Cevabı mechulde saklı.. Biz de mechul olduk işte.
Neydi yaşanılanlar yaşanacaklar ne olacaktı kim bilir.. Bir pişmanlık türküsü tutturmuşuz gidiyor ama o zamanlar öyle denilmiyordu aşk şarkıları söylenirdi kulaklara… Mazi.. Şimdi mazi diyoruz o günlere… aysel gürelin de dediği gibi Ah nerede hani ah nerede hani Bir şiir gibi narin ve sevdalıydı geçen o zaman……
Cümleler biterde ben yine kendimi anlatamam…
Titresin bir mum alevinde o eski günler
Bir gümüş çerçeveden seyret yine maziyi
Bir nezaket bir ince söz duyar da belki
O sararmış resmim hayat bulur yeniden
Ah nerede hani ah nerede hani
Bir şiir gibi narin ve sevdalıydı geçen o zaman
Ah yanarım yanar ah yüreğim sızlar
Bu bir vazgeçiş mi yoksa
Bir hasret ki her sabah gün ağarırken ben
Dilerim yeter ki gün eksilmesin penceremden ah
Bir nezaket bir ince söz duyar da belki
O sararmış resmim hayat bulur yeniden
Ah nerede hani ah nerede hani
Bir şiir gibi narin ve sevdalıydı geçen o zaman
Ah yanarım yanar ah yüreğim sızlar
Bu bir vazgeçiş mi yoksa
Kaldırımlara sümbüli bir yağmur inerdi
Ve tiz bir kadın sesiyle bir devir inlerdi