Yazan: sdc | 14 Mayıs 2008
Kategoriler: Halet-i Ruhiye
Hazreti Ali (kerremallahü vechehu) hurma bahçesinde akşama kadar çalışmış, akşam da devesinin üzerine bir çuval hurma yükleyerek evinin yolunu tutmuştu. Devenin yuları yardımcısı Kamber’in elinde kendisi de önde gidiyordu. Medine’nin içine girdiklerinde yolun kenarından bir ses geldi. Yoksulun biri elini açmış sızlanıyordu:
- Ne olur Allah rızası için!… diyordu.
İşte bu sırada sesi duyan Hazreti Ali (ra) ile arkadan deveyi getiren Kamber arasında şu konuşma geçiyor. Hazreti İmam soruyor:
- Kamber ne istiyor bu yoksul ?
- Hurma istiyor Efendim!
- Ver öyleyse!…
- Hurma çuvalda Efendim!
- Çuvalla ver öyle ise!…
- Çuval da devenin üzerinde!…
- Deveyle ver öyle ise!…
Emri yerine getiren Kamber der ki:
- Devenin ipi de benim elimde, demekten korktum. Çünkü beni de deveyle birlikte yoksula vermekte tereddüt etmeyebilirdi.
Tabi bizler nerde Aşere-i Mübeşşere ye benzemek hiç mümkünmü ki onların aşkı muhabbeti sevgisi Allah için harcamaları vermeleri Kuranı yaşayışı Resule sevgisi muhabbeti onun sünnetini yaşayışı onların yaşadığını yaşayamayız ama ufakta olsa taklit edebiliriz.
H.Z Resullah buyuruyor sizi cehennem ateşinden uzaklaştıracak yarım hurma da olsa sadaka verin.inşallahu rahman onları sevenlerden oluruz bizlerde . Dua ile Rabbime emanet olun
Not : Ömer Kaplan tarafından mail olarak gönderilmiştir.
Çalan ilahi Abdurrahman Önül Özler Dururum albümü - Uçun kuşlar