“Ben değişmem, ben buyum” diyen kimse hiç değişmez

Yazan: sdc | 16 Mayıs 2008
Kategoriler: Halet-i Ruhiye



“Ben değişmem, ben ” diyen kimse hiç değişmez. Çünkü değişmeye niyeti . “Ben değişmem, ben .” sözü bir bakıma doğrudur. İnsanlar zaman bütün bütün değişmezler. Çok presten geçseler bile kendi hususiyetlerini hâlâ üzerlerinde barındırırlar. Yani üzümün şırası üzüm şırası olur.. kayısınınki kayısı şırası. Arpanınki de boza olur. Hepsi de sıvıdır, hepsinin ekşi, az buruksu tatları vardır. Birbirine benzerler ama yine de kendilerine ait bazı hususiyetleri vardır. İşte bu söz “herkes kendidir” manasına bir bakıma doğrudur. O kastediliyorsa, bu, ın ruh haletiyle, psikolojik durumuyla alakalıdır., insanlar bütün bütün değişmez de değildir. “Hiç değişmez” derseniz peygamber göndermenin bir anlamı olmadığını da iddia etmiş olursunuz. Çünkü , ı mükemmel haline getirmek için gönderilmiştir. İnsanın içindeki bir kısım istidatları ateşleme, fitilleme maksadına matuf gönderilmişlerdir. , insanları terbiyeye tutarlar. Rehabilite ederler. Böylece sadece dış görünüş itibariyle, zahiren görünen fertler hakiki haline gelir. Ama herkes kendi istidadı çerçevesinde kalır; kendi kemâlât arşına ulaşır; ötesine gidemez. Herkes bir ölçüde yine eskilerin heyüla dedikleri kaderî programa -kaderî çerçeve, kaderî kalıp demek uygun- göre şekillenir, ona göre kalır, değişmez ama ölçüde işe yarayacak hale gelebilir.

Evet, her fert terbiye ile işe yarayacak hale, cennete ehil hale gelebilir. Her cehennemden kurtulabilecek seviyeye yükselebilir. Herkes insanlara faydalı olabilecek dereceye çıkabilir. Enbiyanın gönderilmesi buna delalet eder. ’ın Kur’an-ı Kerim’de değişik yerlerdeki emirleri, fermanları onu gösteriyor. İnsan olarak ahsen-i takvim (en güzel suret) üzere yaratılıyor. âlâ-yı illiyyîn ile esfel-i sâfilîn arasında mahiyet-i insaniye ibresinin oynaması söz konusu. O arada bir yerde durabilir. İşte o durma meselesi insanda şart-ı âdî mahiyetinde kabul edilen bağlanmıştır. Meşiet-i Sübhâniye esas olsa bile -Matüridi’ce bir mülahazayla yaklaşıyoruz meseleye- o kadar değer veriyor ki, bu kainatları var eden o müthiş, o muhteşem, baş döndüren kudret ve iradesini bir yönüyle ona göre hareket ettiriyor. İnsan değer verme.. İster siz ona Üstad’ın Kader risalesindeki yaklaşımıyla bir meyelân deyin, isterseniz meyelândaki tasarruf deyin (iki tarafı eşit olan iki noktadan bir tanesi hakkında seçiminizi kullanma şeklinde bir tasarruf) onu o küllî iradesinin tecellisine ve illet-i tamme diyebileceğimiz şeyin tezahürüne vesile yapmış. Onunla ala-yı illiyyîn-i kemâlâta çıkar. Ahsen-i takvime hakikî mazhariyetini gösterir. Bu şekilde, olarak ahsen-i takvîme mazhar olan realite planında da ahsen-i takvîme mazhar olur.

Benim üstümde çok mesafe var

Bu durumda yukarıdaki sözü, onu söyleyen ın durumuna, karakterine, haline göre değerlendirmek lazım. genel manada “Ben değişmem, mahiyetim bu, beni böyle yaratmış” diyen kendine mazeret arıyor demektir ve bu söz katiyen doğru değildir. Ama “herkes kendi karakterinin gereğini ortaya koyar” şeklinde bir anlayışı seslendiriyorsa, bu doğrudur. Şâh-ı Geylani de büyüktür, Muhyiddin ibn-i Arabî de. Şazeli de büyüktür, İbn Beşiş de. Diğer aktab-ı kiram efendilerimizin hepsi de çok büyüktür. herkesin mahiyeti bir yere kadar o kimseye yer verir. O şahıs da kendi arş-ı kemâlâtına kadar; kendi varış ipini göğüslediğinden ilerisinin olmadığını zannederek, “dahası yok” diyebileceği noktaya kadar yükselir ve öyle der. Ve artık sanır ki onun yükseldiği noktadan ileri giden olmamıştır.

Dava-yı nübüvvetin vârisleri ölçüde payelerini bilirler; çünkü pek çoğu itibariyle, mahviyete kilitlendiklerinden dolayı “Benim üstümde çok mesafe var.” derler. hakkında ikram-ı ilahî ve ihsan-ı ilahî, ’ın nasip ettiği pek çok lütfu gizli tutması, ikramları ketmetmesi şeklinde tecelli ettiğinden; şu zamanda yaşayan bir arkadaşımızı Şah-ı Geylanî’nin yanına koysalar, Efendimiz’in huzurunda aynı rahle-i tedriste oturtsalar, yine o der ki “Benim önümde çok yol var; ben yolun başındayım.” O hep mebdei (başlangıcı) görür. onu Münteha’ (neticede varılan son nokta) ya muttalî kılmaz. Hatta bazen öyle bir ittila olsa bile o “Bu galiba benim için bir imtihandır.” der. Mesleğimiz itibarıyla böyle olması da gereklidir.

Bu “ mazhariyetleri .” demek değildir. Belki mazhariyetlerin aldatmayanı vardır. Hele hususiyle günümüzde pek çok ın öyle rüyalarla, yakazalarla aldandığı bir dönemde bence en büyük ihsan-ı ilahî odur; ın sürekli mebdede görmesi. İnsanın yolun başında, başlangıçta görmesi onda sürekli gerilim hasıl eder; tırmanma azmini coşturur, şahlandırır. Aynı zamanda onu fahirden, beğenmeden, bir şey olma mülahazasından da uzak tutar. Böylece o başka şeylere de talib olmaz. onu müşir (general) yapar da o hiç farkında değildir; nefer olarak görür. Önüne bazen ekstradan çerezler saçılan bir nefer gibi görür. Halis olduğu zamanlar da “ben bunları istemiyorum” der. İnsan her zaman ihlasa bağlı olabilse bile bazen çok hâlisâne zamanlar yakalayabilir. Öyle ki, , dünyada verilebilecek en büyük payelere karşı dahi kapanır ve “O’nun rızası dışında şey istemiyorum, şey” der. Cennetin kapılarını açsalar, hurileri gösterseler de “istemiyorum” der. Bunu bizim gibi mübtedîler bile bazen hissedebilir. Çünkü vicdan bunları hissedebilecek mahiyette yaratılmıştır.

Ben halimden memnunum. Mübtedîlik hoşunuza gidiyorsa siz de dilekçe verir orada kalırsınız. Dualarınız birer dilekçe olsun, “ım mebde’de, müntehadakilere mahsus halisane amele bizi muvaffak eyle; , -bahtına düştük- bizleri kalben hep mebde’de tut.”

ÖZETLE

1- İnsanlar bütün bütün değişmez de değildir. “Hiç değişmez” derseniz peygamber göndermenin bir anlamı olmadığını da iddia etmiş olursunuz.

2- Genel manada “Ben değişmem, mahiyetim bu, beni böyle yaratmış” diyen kendine mazeret arıyor demektir ve bu söz katiyen doğru değildir.

3- İrşad erleri ölçüde payelerini bilirler; çünkü pek çoğu itibariyle, mahviyete kilitlendiklerinden dolayı “Benim üstümde çok mesafe var.” derler.

Kaynak:  Kürsü

E-posta Aboneliği

Güncel Haberleri almak için E-Posta adresinizi girin :

Abone olmak istediyseniz Size bir E-posta gönderilecek lütfen gelen E-posta'daki linki tıklayın ve Aboneliğiniz aktifleştirin .



Son Bir kaç Yazı

Yorumlar

Yorum yazın:

İsminiz *

Emailiniz *

Websiteniz



Yorumu Gönderdiğinizde burada yazan yorum kurallarını ve T.C Yasalarına aykırı davranışda bulunmayacağınızı kabul etmiş sayılırsınız.
Ip adresi ve bağlantı bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır.

Bunlarada gözatın