‘islam’ Kategorisi için Arşiv

dedim ki;çok yalnızım…

Çarşamba, 02 Temmuz 2008


dedim ki; cok yalnizim..
Dedim: Çok yalnızım.
Dedin: … فَإِنِّي قَرِيبٌ Ben ki sana çok yakınım. Bakara-186

Dedim: Evet biliyorum sen bana yakınsın ama ben senden uzağım, keşke ben de sana yakın olabilseydim.
Dedin: وَاذْكُر رَّبَّكَ فِي نَفْسِكَ تَضَرُّعاً وَخِيفَةً وَ دُونَ الْجَهْرِ مِنَ الْقَوْلِ بِالْغُدُوِّ وَالآصَالِ
Rabbini sabah akşam, yüksek olmayan bir sesle, kendi kendine, ürpertiyle, yalvara yalvara ve için için zikret. Araf-205
Dedim: Buda senin yardımını ister
Dedin: أَلَا تُحِبُّونَ أَن يَغْفِرَ اللَّهُ لَكُمْ ALLAH’ın sizi bağışlamasını istemez misiniz? Nur-22

Dedim: Tabii ki, beni affetmeni çok isterim.
Dedin: وَاسْتَغْفِرُواْ رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُواْ إِلَيْهِ(Öyleyse)Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O’na tövbe edin. Gerçekten benim rabbim, esirgeyendir, sevendir. Hud-90

Dedim: Çok günahkârım, bu kadar günahla ben ne yaparım?
Dedin:أَلَمْ يَعْلَمُواْ أَنَّ اللّهَ هُوَ يَقْبَلُ التَّوْبَةَ عَنْ عِبَادِهِ ALLAH’ın, kullarının tövbesini kabul edeceğini.. ve ALLAH’ın tövbeyi çok kabul eden ve pek esirgeyen olduğunu hâlâ bilmezler mi? Tevbe-104.
Dedim: Defalarca tövbe edip tövbemi bozdum, artık yüzüm kalmadı.
Dedin: اللَّهِ الْعَزِيزِ الْعَلِيمِ (2) غَافِرِ الذَّنبِ وَقَابِلِ التَّوْبِِ ALLAH aziz ve bilendir, o günahları bağışlayan ve kullarının tövbesini kabul edendir. Ğafir-2/3. (more…)

Yabancıların Fethullah Gülen Hakkında Düşüncesi

Pazar, 08 Haziran 2008

California Üniversitesi Din Bilimleri öğretim üyesi Prof. Dr. Audrey Ward, dünyadaki huzur ve barış için Fethullah Gülen’in fikir ve görüşlerine ihtiyaç olduğunu söyledi. Üniversitede öğretim üyeliği yanında California’daki kiliselerde vaaz ettiğini belirten bayan Audrey Ward, Fethullah Gülen’le hiç yüz yüze görüşmemesine rağmen, İngilizce basılan tüm eserlerini okuduğunu söyledi. 10 günlük Türkiye’ye Anadolu turu gezisine gelen 11 akademisyen, din adamı, papaz, emekli yargıç ve magazin dergisi yazarı Antalya’nın Manavgat ilçesinde Manavgat Kültürler Arası Diyalog Merkezi(MAKDİM)’i ziyaret etti. (more…)

Ben dervişim diyenlere

Cuma, 30 Mayıs 2008

“Dervişlik, belki her müslüman için arzu edilen bir ideal olması gerekmesine rağmen, yeterince nefs muhasebesi yapmadan “Ben dervişim!” diyebilir ve bu sıfatımla övünebilir miyim?

Bakara Suresi’nin 156. ayetine göre hepimiz Allah’a gidiyoruz: “Biz Allah içiniz ve O’na döneceğiz.” Her insan, Allah’ın yarattığı bir varlık olduğuna göre asırlardır yoluna devam eden bu kervanın yönü, varoluşun tek kaynağı olan Allah’tır. Bazılarımız bu yolda bir köşede oturup bekliyor olabilir; bazılarımız çarıksız ve yaya, bazılarımız atlı

Bu varoluş serüveninde, farklı yolculuk biçimleri içerisinde her çeşit insan görmemiz mümkündür. Derviş olanı herkesten ayıran nedir? Yoluna şuurlu olarak devam etmesi… (more…)

Kul Hakkı

Çarşamba, 28 Mayıs 2008

KUL HAKKI  Aziz Müminler! Yeryüzündeki varlıkların en mükemmeli insandır.
Çünkü o; en güzel bir şekilde yaratılmış, akıl nimetiyle donatılmıştır. İnsan için başka insanlarla tanışmak, yardımlaşmak, onlarla bir arada yaşamak, en tabii bir ihtiyaçtır. Yeryüzünde huzur içerisinde bir hayat sürdürmek, Allahın sayısız nimetlerinden meşru ölçüler içerisinde yararlanmak, neslinin devamını sağlamak ve ihtiyaçlarını karşılamak, toplu halde yaşamaya bağlıdır. Cemiyet halinde yaşamak, karşılıklı hak ve sorumlulukları da beraberinde getirmektedir. (more…)

H.Z PEYGAMBERİN HEDİYESİ ( Tesbih Namazı )

Pazartesi, 26 Mayıs 2008

RAHMET PEYGAMBERİ bir gün amcası Hz. Abbas’a sordu:
“Ey Abbas! Ey amcacığım! Ben sana bir hediye vereyim mi? Sana akrabalık hakkını ödeyeyim, sana faydalı olayım mı?”

Hz. Abbas:

“Evet ya Resulallah!’ dedi.

Peygamber Aleyhisselam:

“Ben sana on şeyi haber vereyim ki, onları işlediğin zaman, Allah senin günahının, evvelini ve ahirini, yenisini ve eskisini, kasıtlısını ve kasıtsızını, küçüğünü ve büyüğünü, gizlisini ve açığını bağışlasın!” buyurdu ve sözlerine şöyle devam etti:

“Ey amca! O on şey şunlardır:

Dört rekât namaz kılarsın. Her rekâtta Fâtiha’yla birlikte bir sûre okursun. İlk rekâtın kıraati bitince ayakta olduğun halde on beş kere Subhânallahi velhamdulillahi ve lâ ilahe illâllahu vallahu ekber dersin.

Rükûa gidersin ve rükûda iken bunu on kere söylersin.

Sonra rükûdan başını kaldırır, ayakta dikilmiş olduğun halde bunu on kere söylersin.

Sonra secdeye gidersin. Secdede bunu on kere söylersin.

Sonra secdeden başını kaldırırsın, orada da bunu on kere söylersin.

Tekrar secdeye gidersin. Secdede de bunu on kere söylersin.

Sonra secdeden başını kaldırırsın, orada bunu on kere daha söylersin.

Bu, her rekâtta 75 eder.

Bunu rekâtların dördünde de yaparsın.

Dört rekâtta 300 eder.

Artık senin günahların, Alic* kumlarının sayısı kadar da olsa, Allah seni bağışlar! Bunu her gün bir kere yapmaya gücün yeterse, yap!”

Hz. Abbas:

“Yâ Rasûlallah! Bunu her gün söylemeye kimin gücü yeter?!” dedi.

Peygamberimiz Aleyhisselâm:

“Her gün yapmaya gücün yetmezse, her Cuma bir kere yap!

Her Cuma yapmaya gücün yetmezse, her ay bir kere yap!

Her ay yapmaya gücün yetmezse, her yıl bir kere yap!

Her yıl yapmaya gücün yetmezse ömründe bir kez olsun yap!” buyurdu..