Bugünlerde Çin ve Çince’nin popüleritesinin Türkiye’de gün be gün artmaya devam ettiği bir gerçek. Üniversite Çince bölümlerine gidenler, açılmaya başlanan çince kursları, gazetelerde gözümüze çarpan Çinle ilgili daha çok haber.. ama yine de birşeyler hep eksik kalıyor. Bize uzak olmasından mıdır bilinmez hep bilmediğimiz birşeyler oluyor çin hakkında. Biri de aynen bu şekilde düşünmüş olacak ki bu çekik gözlü dostlarımız ve dilleri hakkında “Çin Macerası” adında bir blog hazırlamış.
Blogda Çinlilerin gerçekten böcek yiyip yemediğinden, Her yaz yapılan at dövüşlerine, Basit çince eğitimlerinden, Chopstick’in nasıl kullanıldığını öğretmeye kadar birçok ilginç bilgi yer alıyor.
Blogdaki haberlere göz attıkça Çin’le aramızda ne kadar çok fark olduğuna şaşıracaksınız doğrusu. Çin’e yolculuk yapacakların yada çin meraklılarının ilgisini çekebilir diye düşünüyorum.
İşte o blogtan bazı örnek yazılar;
Çinliler gerçekten böcek yer mi?
Garson.. Çorbamda bir yılan var! – Yılan Çorbası
Tayvan’ın hayalet kasabası
Tibet ölülerini akbabalara yem yaparak uğurluyor
Çinli kızlar
Romantik Kore filmleri
Google’un bu günkü logosunda Ressam Mary cassatt (1844-1926) konu almış yani unutulmamış peki kimdir bu Mary cassatt
Pittsburgh’de, amerikalı bir bankerin kızı olarak dünyaya gelmiş. Babasının nasihatlerinin aksine mary, pennsylvania güzel sanatlar akademisinde eğitimini görüp, avrupa’ya seyahat edip ve sonunda paris’e yerleşmiş 1868’den itibaren, salon sergisinde ve new york’ta resimlerini sergiledi. Gustave Courbet (1819-1877) gibi fransız ressamlardan etkilenerek realist stilde çalışmaya başladı. bu noktada, sanatçı imkansızı başardı.Çalışmaları, isteksiz edgar degas’ı (1834-1917) cezbetti ve degas, onun empresyonistlere katılmasını teklif etti. cassatt grupla beraber, 1879’dan itibaren sergilere katılmaya başladı ve muhteşem, çığır açıcı gravürler üretmeye devam etti.
Eserlerinden bir kaçı;
Kına Tasarımı: Özel hazırlanmış kına macunu ile vücuda ve çeşitli objelerin üzerine çerçeve veya kalıp üzerinde yapılan özgün desenlerden elde edilen tasarımların genel adına denir.
Tarihte, Orta Asya’lı kadınlar kınayı süslenmek ve kendilerini diğer kadınlardan ayırd etmek için kullanırlarmış. Ayrıca törenle birbirlerini boyarlarmış. Günümüzde ise yapılan kına gecelerinin tarihi oldukça eski yıllara dayanıyor. Ülkemizde kadınlar evlenmeden önce bol göz yaşı döktükleri keyifli kına geceleri düzenlerler. Kına geceleri geleneği Hindistan’da da oldukça yaygın. Hatta kına yakılan kadın, kınanın vücudundan yok olmasına kadar kesinlikle hiç bir işte çalıştırılmazmış. Kına yapan ve yaptıran kutsal sayılırmış. Ayrıca bazı ülkelerde bol şans getirdiğine de inanırlarmış. Bu ülkelerin ileri gelenleri vücutlarına özel modeller çizdirip geleneksel bir biçimde kuşaktan kuşağa aktarır ve gizli bir sembol olarak taşırlarmış. Uzun yıllar sonra kına bazı kültürler aracılığıyle batıya da taşınmış. 1970′lerde modacıların yaptıkları defilelerin ayrılmaz bir parçası olmuş.
İnsanlar “Kına Sanatı“nı, vücutlarını boyayarak günümüze kadar taşımışlar. Vücut örtmek, giyinmek icad olduğun da bile, insanoğlu bedenini bitki yapraklarından yaptığı boyalar ile boyarlarmış. “Kına Sanatı” nın desenleri bir çok kültürün parçası olmuş. Vücudu kına ile boyamak sadece süs amaçlı değil şans getirdiği inancı da oldukça yaygınlaşmış. Budizm inancına göre ellere yapılan kınanın çakraları bile açtığı söylenir. Araplar ise çölde yürüdükten sonra ayaklarını serinletmek için kına yapraklarıyla doldurulmuş suyun içinde bekletirlermiş. Daha sonra yaprakları ezip macun yapıp ayaklarına sürerlermiş.
Beyaz perdenin arkasında ışık yansımaları ve bedenlerini kullanarak gösteriler yapan İsmini mantardan alan ‘Pilobolus Dans Grubu’ Avustralya’da sahneye çıktı.
Merkezi Amerika’da bulunan 1971 yılında kurulmuş dans topluluğuna ismini vermiş olan bir tür mantar. Hareketin insan bedeninin elverdiği koşullarda bir tarz yaratan grup Pilobolus yaptıkları gösterileri, denge, zeka ve zarafet ve gücün birbiriyle harmanlandığı bir dans şovu olarak nitelendiriyor. Dansçıların beyaz perdenin arkasında ışık yansımalarıyla yaptıkları gösteriler bedenlerini kullanarak çeşitli objeler ve farklı şekiller oluşturan grup, simgesel bir biçimde varoluşsal sorunları performanslarına yansıtmakta, ve yaklaşık 37 senedir farklı mecralarda yaptıkları gösterilerle seyircileri büyülemekte.
Oyun Sahnesi Tiyatrosu ve Kocaeli İl Kültür Müdürlüğü’nün ortaklaşa düzenleyeceği ve 3 aylık süre ile verilecek olan ÜCRETSİZ tiyatro kursunun ikinci sezon kayıtları başladı. Kayıtlar 02 Ocak 2009 Çarşamba günü mesai saati bitimine kadar sürecek.
İstanbul ve İzmit’ten değerli eğitmenler eşliğinde, 7 yaş ve üstü tüm herkesin katılabileceği kurs süresince; tiyatro, tiyatro tarihi, yaratıcı drama, doğaçlama, rol ve mimik, sahne hareketleri, dans, diksiyon, tiyatro oyunlarından seçme oyunlar izlenmesi, dekor ve teknik çalışmalar, sahne ve seyirci iletişimi hakkında gerekli bilgi ve çalışmalar kursiyerlere aktarılacak.
Kurs kayıt formları; Kocaeli Sabancı Kültür Merkezi Danışma Bürosundan veya Belediye İşhanı Kat:2 No:46 İzmit-Kocaeli adresindeki Oyun Sahnesi ofisinden temin edilebilir.
Ayrıntılı bilgi için:
www.oyunsahnesi.com
0 262 321 06 76 – 0 536 569 86 82 – 0 543 365 54 21