Padişah Elbisesi

Yazan: Ebu_Emir | 03 Haziran 2008
Kategoriler: Halet-i Ruhiye

Günlerden bir gün, yıllardan bir yıl, bir ın ganimet malından eline çok güzel ve tarif edilmez bir kumaş geçer. başını çağırtıp o kumaşı eline verir. başı kumaşı görünce aklı başından gider. Ve sanki hasta olur. Padişaha kaftan kesmek için yaklaşıp evvela tahmin için eline arşın alır:
- ım, üstatlar, “bin ölç bir kes, ölçmeden kumaşa el vurmasın hiç kes (kimse) demişler“, der. 

- ım, bu kumaş kaftan olmaya el vermez, diye söyler. Dörtte bir, çeyrek daha gerekir ki, hazret-i sultana layık bir kaftan olsun. 

çaresiz:

- Biraz dursun, der ve buna uygun parça bulunması için şehir ve vilayet aransın, diye emreder. Her ne kadar şehir baştan başa aranır ve memleket boydan boya taranırsa da ona münasip kumaş ve o beze uyar bir yoldaş bulunamaz. çaresiz kalıp bir başka terziyi davet eder: 

- Şu güzel kumaştan bana iyi bir yapıver, diye söyler. 

Usta de: ““ deyip iki dizi üstüne gelir. Kumaşı söyle bir tahmin edip sındısını eline alır, ın nasıl gönlünden geçerse işte tam öyle, mükemmel bir biçer. överek ihsanlar eder. ihsanları alıp elbiseyi dikmeye gider.

Nice zaman sonra, bir gün gezmeye çıkar. Şehri dolaşırken bir oğlan çocuğunu o eşsiz kumaştan bir ile görür. hayret ederek elbisenin aslını teftiş edip araştırır. Çocuğun, o elbisesini diken adamın oğlu olduğunu öğrenir. Terziyi getirtip:

- Usta, bu elbisenin parçasını nerede buldun?

:

- ım size dikilen elbisenin artan parçasıdır.

:

- Ya bizim başı “Bu kumaştan bir kaftan çıkmaz“ derdi. Sen hem tam çıkardın hem de oğluna kaftan yaptın, nasıl oldu? der.

:

- ım onun oğlu büyüktü; kaftan çıkmaz demesi onun içindi, der.

E-posta Aboneliği

Güncel Haberleri almak için E-Posta adresinizi aşağıdaki kutucuğa yazın ..

En Son Yazılar

Bunlarada gözatın

Yorumlar

Yorum Yazın

İsminiz *

Emailiniz *

Websiteniz