Türk milletinin duymak istediği bir başlık ama maalesef daha zamanı var. Son zamanlarda yapılan sondaj çalışmalarına göre, dışa olan bağımlılığımız biraz azaldı gibi ama maalesef değil. TPAO ”2023 yılında dışa bağımlılığımızın ortadan kalkacağı planlanmıştır” demektedir ama neden 2010 ya da 2015 değil. Birileri para kazansın diye elektrik üretiminin %52 sini doğal gazdan yapılmasına müsade ediliyor. Petrolde dışa bağımlı olduğumuz zaten bilinen bir gerçek. Birde d.gaz ile çembere alınmış durumdayız.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, temmuz ayında kabul edilen yasayla kurulu gücü 500 kilovatın altındaki su, rüzgâr, güneş gibi yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretmek için izin alma ve şirket kurma şartını kaldırdı.
Enerji Bakanlığı’na bağlı Türkiye Elektromekanik Sanayi AŞ (Temsan), küçük ırmaklardan elektrik üretiminde kullanılacak ilk yerli jeneratörü üretti. Yerli türbin üretiminden sonra yerli jeneratörü de imal eden Temsan; ırmak, nehir gibi küçük akar sulardan elektrik üretmek isteyen vatandaşlara 3-4 bin YTL’ye anahtar teslimi mini ‘Hidro Elektrik Santrali’ (HES) kuracak.
Yerli enerji kaynaklarını ekonomiye kazandırmak için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, geçen yıl çalışma başlattı. Bakanlık ilk olarak Temsan’a mini türbin ürettirdi. On dört ayrı prototipi yapılan türbinler 3 ile 100 bin YTL arasında fiyatla satılmaya başlandı.
Irmak Nehir çay vb akarsuların civarında ikamet ediyor iseniz, Ayrıntılı bilgi için aşağıdaki bağlantıları takip edebilirsiniz …
Elektrik işleri etüt idaresi genel müdürlüğü
http://www.eie.gov.tr
Türkiye illeri Hidro Elektrik Santral Projelerini öğrenmek içinde aşağıdaki bağlantıyı tıklayabilirsiniz
http://www.eie.gov.tr/hes/
http://www.eie.gov.tr/turkce/HESproje/EIE_HES_PROJE_LISTESI_2007.pdf
Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü
Eskişehir yolu 7. km No:166 Posta kodu:06520 Çankaya-ANKARA
Telefon: 90 312 295 50 00 Faks: 90 312 295 50 05 bilgiedinme@eie.gov.tr
Test edilen 9 çift sim kartlı telefondan sadece 1 tanesi standartlara uygun çıktı. Sadece 1 tanesi. Bilmeyenler için cep telefonlarının sağlık sorunlarını önlemek amacıyla telefonlarda bir SAR ( specific absorption rate – özgül soğrulma oranı ) değeri mevcuttur. Yani özellikle kafa dokusu baz alınarak yapılan dokuya emilen enerji ölçümleridir. Bu SAR değeri düşük ise kullanımına başarılı diyorlar. Bu oranda 2 w/kg olarak sınır değer. Bu sınırın üstündeyse yaklaşmayın derim altındaysa sorun yok. Sorun işte burada tek sağlıklı çıkan çift sim kartlı telefon sadece samsung ‘un tek modeli .
Burada bu yazıyı reklam amaçlı yazmıyorum bu yazıyı hem bilginiz olsun hem de dikkatli olmanız için yazıldı, Son olarak bu SAR değerini nasıl anlayacağız diyorsanız orada da bir sorun var. Abd’de bu SAR değerini tüketici etikette görürken Türkiye’de bu SAR değeri cep telefonu aldıktan sonra içinde görebiliyoruz .
Mağazaların Tüketiciyi ne kadar bilinçlendirdiğini , Satış yapan firmalarında sizi ne kadar düşündüğü ortadadır. Araştırmadan alışveriş yapmayın . Gerçi kimsede takmıyor bildiğini okuyor ..
İlginizi çekebilecek diğer buna benzer konular, Daha önce Şuradaki yazıda Cep Telefonlarının Eroin kadar bağımlılık yaptığını ve halen deneylerin tamamlanmadığı hatta kobay olarak şu an bizim kullanıldığımıza , buradaki yazıdada bir Tüketici olarak karşılaştığım sorun ve çözümü hakkında ne kadar uğraştığımı yazmıştım ..
Birkaç gün önce Genelkurmay bir açıklama yaptı ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) “bilinçli” ve “planlı” saldırı düzeni içinde olan çevrelerden bahsederek, bağımsız yargı mekanizmalarını göreve çağırdı… Bazı yazar arkadaşlarımız da Genelkurmay’ın “kendi kendine kuruntuya” kapıldığını iddia eder nitelikte yazılar kaleme alarak, yaşananların “daha demokratik” bir toplumun gereği olduğunu belirtti… Bu tespitler sonrası soralım; TSK’ya kimler, neden saldırıyor ve “yıpratma kampanyası” yürütüyor?
Adım adım gidelim…
1- Bill Clinton Mayıs 1997’de “Yeni bir Yüzyıl için Ulusal Güvenlik Stratejisi” adı verilen belgeyi imzaladı. Belgenin özü “ABD çıkarlarına dayanan ekonomik milliyetçiliğin”, gerekirse silah gücüyle dünyaya egemen kılınması üzerine bina edilmişti. Aynı belgede Türkiye ve bulunduğumuz bölge ile ilgili şu cümleler yar aldı; “…iki yüz milyon varillik petrol rezerviyle Hazar Denizi bölgesi (Türkmenistan, Kazakistan, Özbekistan, Kafkasya, İran, Kuzey Irak, Doğu ve Güneydoğu Anadolu) dünyanın artan enerji talebini karşılamada önemli bir rol oynamaya adaydır… Kendi petrol kaynaklarımız tükeneceğinden bu bölgedeki kaynaklara ulaşmak, ABD’nin yaşamsal çıkarlarından biridir…”
Özgürlüklerin kısıtlandığı ülkemizde yeni icatların adı hiç duyulmazken.. Bakın Japonlar ne yapmış…
Artan petrol fiyatları şirketleri alternatif enerji kaynaklarıyla çalışan otomobiller üretmeye itiyor. Japonya’da bir şirket soruna çok net bir çözüm bularak su veya havayla çalışan otomobil üretti.
Suyun elektrolizi ile hidrojenin ayrıştırılması sonucunda ortaya çıkan elektrik enerjisini kullanarak çalışan aracın tekerleklerine güç elektrik motoru ile aktarılıyor. Otomobilde kullanılan suyun bir özelliği olması gerekmiyor. Japon Genepax şirketinin ürettiği aracın maksimum sürati saatte 80 kilometre.
Enerji piyasasında sık sık petrol boru hatları veya doğalgaz boru hatları konuşuluyor. Teknoloji dünyasına hız ve enerji katan internet bağlantı hatları ise gözden kaçıyor. Halbuki, deniz altı internet hatlarına yatırım yapanlar gelecekte çok büyük güce sahip olacak.