Sana her zaman için müteşekkirim. Çünkü Kemalist düşünceyle yetiştirdin beni…Küçüklüğümden beri evde devamlı Kurtuluş Savaşı anılarıyla büyüdüm. Ve o zamandan beri yabancılardan nefret ettim.
Baba, biz Türkiye’nin ikinci Kurtuluş savaşçılarıyız. Elbette ki hapislere atılacağız, kurşunlanacağız da… Tıpkı Birinci Kurtuluş Savaşı’nda olduğu gibi… Ama bu topraklan yabancılara bırakmayacağız. Ve bir gün mutlaka yeneceğiz onları…
Düşün baba; Bugün hükümet işini, gücünü bırakmış bizimle uğraşıyor. Çünkü bizden başka gerçek muhalefet kalmamış durumda. Ve hepsi Kemalist çizgiden sapmışlar. Ve tarih önünde hüküm giymiş durumdadırlar. Biz çoktan onları tarihin çöplüğüne atmış durumdayız.
Yıl 1922… Kasım ayının 1′i… Büyük önder, büyük devrimci, Türk milletinin başöğretmeni ve dünya ülkelerinin gelecekte kendisini örnek alacağı seçilmiş insan Gazi Mustafa Kemal Paşa Türkiye Büyük Millet Meclisi’ ndeki konuşmasını yapmak için kürsüdeki yerini alıyor. O şimşekler çakan gözleri ile arkadaşlarına bakıyor ve konuşmasına şu cümle ile başlıyor: “Efendiler! Tanrı birdir, büyüktür…”.
(Hikayenin sonlarına doğru fark ediyorum ki burda anlatılanlar ne yazık ki hala ülkemiz için geçerli.. Maalesef meclisimizde hala sagırlar var… Millet kan aglarken onlar yasaları düzeltmiyorlar halkın sesine kulak vermiyorlar..)
Atatürk köşkten sıkılır ve Nuri Conker’ e