
Artık kutup ayıları, küresel ısınmanın üzerinde koşturduğu buzulları erittiği yetmiyormuş gibi bir de yüzen nükleer santraller ve bunların atıklarıyla uğraşmak zorunda kalacak.
Rusya’nın artan enerji ihtiyacını karşılayabilmek için planladığı bu yüzen santraller, söylenenlere göre ihtiyaçlarını kendi kendine karşılayabilecek düzeyde olacakmış.
Tabi bir de atıkların denize bırakılması endişesi var. Daha önce 12 nükleer denizaltısının reaktörünü ve tonlarca nükleer atığı okyanusun derinliklerine bıraktığı bilinen Rusya’nın bunu santral atıkları için de yapmayacağını kimse iddia edemiyor.
Okyanuslar yakında nükleer radyasyonla rengarenk, pırıl pırıl parlamaya başlarsa şaşırmayın.
Küresel ısınma artık iyiden iyiye etkisini hissettirmeye başladı. Küresel ısınmayı durdurma gibi bir olanağımız artık kalmadı ancak yavaşlatabiliriz. Bunun için de en basit anlamda, herkesin yapabileceği bazı katkılar var. İşte yapabileceklerimizden bi kaç örnek .. 
1- Ampulünüzü değiştirin: Standart akkor ampulünüzü tasarruf ampulü ile değiştirin, yılda 75 kg. karbondioksit tasarrufu sağlayın.
2- Daha az araba kullanın: Her zamankinden daha sık yürüyün, bisiklet kullanın ve toplu taşıma araçlarından daha çok faydalanmaya özen gösterin. Araba kullanmadığınız her iki kilometre için 0.75 kg. karbondioksit tasarruf edeceksiniz.
3- Geri dönüşüme katkıda bulunun: Evinizden çıkan çöplerin sadece yarısını geri dönüştürerek yılda bin 200 kg. karbondioksit tasarrufu sağlayabilirsiniz.
Küresel ısınmanın temel nedenlerinden biri “karbondioksit ve metan gazları”
nam-ı diğer “sera gazları”… Aslında bilim adamlarına göre bu gazlar faydalı… Atmosferde Güneş’ten gelen ısıyı tutuyor ve bizlere yaşanılabilir bir ortam yaratıyorlar. Onlar olmasaydı, Güneş’ten gelen ısı Dünya’dan geri döner ve uzayın derinliklerinde kaybolurdu. Dolayısıyla sera etkisi denilen bu olgu, Dünya’nın sıcak kalmasını sağlıyor ve hayatı mümkün kılıyor.
Fakat insanoğlu ulaşım, eletrik tüketimi, sanayi gibi faktörlerle atmosfere fazla karbondioksit bırakınca işler karışıyor. Atmosferde ısıyı tutan karbondioksit arttıkça Dünya ısınıyor, iklimler değişiyor, buzullar eriyor… Herbirimiz evde, arabada, işyerinde yaptıklarımızla atmosfere bırakılan karbondioksite yenilerini ekliyor, küresel ısınmayı hızlandırıyoruz.
Peki ne kadar hızlandırıyoruz ? Küresel ısınmaya olan etkinizi gösteren bu test size bu sorunun cevabını verecek. Dünya’ya bıraktığınız karbon ayak izini görmek istiyorsanız ve günahınızı temizlemek için kaç ağaç dikmeniz gerekli olduğunu öğrenebilirsiniz.
http://yesil.ntvmsnbc.com/CevreTesti/Test.aspx
Benim TEST Sonucu
GERÇEK BİR ÇEVRE DOSTUSUNUZ
Endüstrileşmiş ülkelerde kişi başına düşen yıllık karbon tüketimi oranı 11 ton. Dünya ortalaması ise 4 ton. Bu pencereden bakıldığında siz iyi bir çevre dostusunuz ama size bir iyi, bir de kötü haberimiz var. Evet siz endüstrileşmiş ülkelere göre ortalamanın altında kalıyorsunuz ve yaptıklarınızla pek çok dünya vatandaşına göre örnek bir insan olduğunuzu kanıtlıyorsunuz ama aslında küresel ısınmanın ortadan kalkması için herbirimizin 2 tondan daha fazla karbon üretmemesi gerekiyor. Biraz daha gayret ederseniz bu rakama ulaşabileceğinize şüphe yok.
GÜNAHINIZI KAÇ AĞAÇ KURTARIR?
Küresel ısınmaya olan etkimizi azaltmanın bir yolu da ağaç dikmek. Ağaçlar atmosfere bıraktığımız karbondioksiti ürettikleri oksijenle dengeliyor. Ve ne kadar çok ağaç dikilirse, küresel ısınmanın etkileri azalıyor. Peki siz ne kadar ağaç dikeceksiniz? Testi çözdünüz, sonucu biliyorsunuz.
Bu durumda yaklaşık 28 ağaç dikmeniz gerekiyor.
Tema vakfı 9 adet meşeyi 5YTL’ye dikiyor. Kredi kartı , SMS yada online işlem ile bağış yapabiliyorsunuz.
Yani insanları yormamak için herşeyi düşünmüşler. Soru şu ? Bu gün Gezegenimiz için bir iyilik yapmak istiyormusunuz ! Yada sizden sonra gelecek nesil için dünyayı daha yaşanılabilir yada soluyabilecekleri bir hava olmasını veya içinizden iyilik yapmak geçtiğini düşünüyorsanız. www.tema.org.tr ziyaret edin..
http://www.tema.org.tr/Mese/MeseProjesi.htm
ABD’li bilim adamları, Kuzey Kutbu’ndaki buzulların 5-10 yıl arasında eriyebileceği öngörüsünde bulundu. Kutupta erime rekor düzeyde!
Küresel ısınmanın etkilerinin hissedildiğini vurgulayan uzmanlar, bu yazın başında, Kuzey Kutup bölgesinde deniz yüzeyindeki buzulların rekor düzeyde eridiğini belirtiyor. Buzulların geçen yıldan bile daha hızlı eridiğini söyleyen uzmanlara göre, Kuzey Kutbu 5 yıla kadar tamamen buz tabakalarından yoksun yazlar geçirebilir. Kuzey kutbundaki buzulların yüzeyinin ince olması, erimenin daha hızlı gerçekleşmesine yol açıyor.
Aşağıdaki Resimde günlük olağan yaşamını süren iki canlı var ama Hangisi hayvan ?
There are two animate on below picture but which one is animal ?

Balık ve diğer deniz canlılarının oksijensizlikten boğulabildiği, deniz ölü bölgeleri, dünyanın tropik okyanuslarına doğru yayılıyor.
Araştırmacılar, iklim değişimi nediyle deniz suyunun ısınmasının çözünmüş oksijen taşıma yeteneğini azalttığını, bunun da dünyanın okyanus kuşaklarını deniz mezarlıklarına dönüştürdüğünü keşfettiler.
Kaynak TimesOnline
Ünlü İngiliz evrenbilimci Stephen Hawking insanların 30 yıl içinde Ay’da yaşayacağını söyledi. İnsanlığın geleceğinin uzayı feth etmekten geçtiğini belirten ünlü fizikçi Hawking, “30 yıl içinde Ay’da insanların yaşamaya başlayacağından eminim” dedi.
Uzaydaki araştırmaların insanlığın gelecegini kökten değiştireceğini iddia eden Hawking, “İnsanlığın şu andaki durumunu 1492 yılında Amerika’yı keşfetmeye hazırlanan Avrupa’ya benzetiyorum” dedi.