Keşke Canımız evlatlarımız yaşamlarının en güzel günlerini askerde geçirip üstüne üstlük ne olduğu belirsiz bir grup tarafından şehid edilmese… “Ölenlere rahmet ailesine baş sağlığı dilemek” Doğru bir söz ama tekrar tekrar aynı insanlardan tekrar edince boş bir laf …
Söylenecek o kadar çok söz varki , sorumlu yokmu bu memlekette birileri bu olayların yaşanmasında suçlu değilmi, demekten başka elimizden birşey gelmiyor. Her zamanki gibi “VATAN SAĞOLSUN ” demekten başka bişi diyemiyoruz…
Türk nedir diye sorusu üzerine kahraman Türk milleti için Atatürk’ün verdiği cevap bakın nasıl…
“Bu memleket, dünyanın beklemediği, asla ümid etmediği bir müstesna mevcudiyetin yüksek tecellisine, yüksek sahne oldu. Bu sahne 7 bin senelik, en aşağı, bir Türk beşiğidir. Beşik tabiatın rüzgarları ile sallandı; beşiğin içindeki çocuk tabiatın yağmurları ile yıkandı. O çocuk tabiatın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu; sonra onlara alıştı; onları tabiatın babası tanıdı, onların oğlu oldu; Bir gün o tabiat çocuğu tabiat oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu. Türk budur. Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir. ”
Türban krizi nedeniyle Rektörleri hepimiz TV lerde bizim yılların siyasetçilerden daha iyi siyasetçi olduklarını kanıtladıklarını izledik…
Aşağıdaki sıralamayı görüp Siyasetçileri istifaya çağıran Rektörlerin kendi Üniversitelerini nasıl yönetemediklerine şahit olduk sanırım…
Herkes kendi işine baksa sanırım bu ülke Atamızın gösterdiği hedefe rahatlıkla yürüyecektir… Lütfen gerçekler yalan dolandan bıktı bu millet…
Hangi üniversite kaçıncı sırada
15 bin üniversite arasında yapılan sıralamaya göre ODTÜ ve Bilkent ilk 500’e girdi. En iyi 1000 içinde 7 Türk üniversitesi var…
1919 yılı başlarında İngilizler, Türklerin Pontusçulara karşı geliştirmiş oldukları direnişlerden rahatsız olmaya başlamışlardı. Damat Ferit Paşa, Sadrazam olduktan sonra sorunun çözümü için yollar aramaya başlamıştı. 30 Nisan 1919′da 9. Ordu Müfettişliğine atanan Mustafa Kemal, Samsun’a, görev bölgesindeki iç huzuru sağlamak, silah ve cephaneleri toplamak, vatandaşlara silah dağıtılmasını engellemek ve bunu yapan kuruluşları ortadan kaldırmak üzere gönderildi. 16 Mayıs 1919′da Samsun’a hareket eden Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919′da Samsun’a çıktı. İngilizlerin denetiminde olan Samsun’da milli mücadele hareketi için istediklerini gerçekleştiremeyeceğini anlayan Mustafa Kemal, 25 Mayısta Havza’ya geçti. Samsun’a çıkışını Mustafa Kemal, Nutuk’ta şu şekilde anlatmıştır:
Turgut Özakmanın Milletimizin Kahramanlığını daha önce ”Şu Çılgın Türkler” kitabı ile kaleme aldığını biliyorsunuz. Yazar şimdi Diriliş ile tarihi bizlere anlatıyor…
Çanakkale sadece Çanakkale’de olup biten bir olay değil. Bunun evveliyatı önemli. O tarihteki fikir akımları önemli; ama bir de kadın hareketi var, bu da çok önemli. İki sene evvel Balkan Savaşı yapılmış, 600 yıllık bir imparatorluğun dev iki ordusu, birkaç yıl evvel kurulmuş dört küçük ülkenin ordusundan dayak yiyor, bozguna uğruyor. Bulgar ordusu ta İstanbul’un eşiğine, Çatalca’ya kadar geliyor. Bu ordudan Çanakkale ordusu nasıl çıkıyor? İşte kitap bu dirilişi anlatıyor.
Hakkari’de karakola yapılan silahlı saldırı sonucu meydana gelen çatışmada toplam 6 güvenlik görevlisi şehit oldu. Genelkurmay Başkanlığı, Hakkari’de bir karakola yapılan saldırı sonucu 4 güvenlik görevlisinin daha şehit olduğunu açıkladı. Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesinden yapılan açıklama şöyle:
(Hikayenin sonlarına doğru fark ediyorum ki burda anlatılanlar ne yazık ki hala ülkemiz için geçerli.. Maalesef meclisimizde hala sagırlar var… Millet kan aglarken onlar yasaları düzeltmiyorlar halkın sesine kulak vermiyorlar..)
Atatürk köşkten sıkılır ve Nuri Conker’ e
Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, “Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır” demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.