Tarifi yok

Yazan: sdc | 02 Temmuz 2008
Kategoriler: Halet-i Ruhiye



Aman ’ım bu yaşadıklarım neydi böyle? Nedir bunlar diye soruyorum kendime? Başarıyı bir koyabiliyorum. Yenilgiyide, çocukluğu da gençliği de… Makarnanın ve köftenin de tarifi var. Bunu tarif bile edemiyorum.

Öyle bir tanımlamalı öyle bir anlatmalıyım ki herkes en az kadar bilmeli mutluluğumu, ımı…

Yüreğim kıpır, ama bu anlatmıyor. ıma yeni yeni anlamlar yüklenmesi, önceden görmediğim yolların sanki gün ışığı gibi aydınlanarak önüme dizilmesi, bu bedenin havada ayakların yere basmadan yürüyebilmesi.

Ağustosta kar olmak, dağlar aşıp kuş olmak, gözde yaş olmak…

Neden anlatmıyor hiçbirşey beni?

Gülmek
İçten gülüp, güldüğünle eğlenmek…
Gülmek, gözlerinin en az sevgilinin ki kadar ışıl ışıl olduğunu bilmek
Gülmek, dünyayı güldürebilmek
Gülmek, her zamanki durakların bambaşka bir dünya olduğunu hissetmek

Alev olmak, ateş olmak,nar olmak
Yağmur olmak, dolu olmak, kar olmak
olmak, serap olmak, sır olmak

İnsan anlatamadığı şeyleri yazmalı derdim, bu kadar birsürü şey anlattım ama bunu bir türlü tarif edemedim. Sanırım yokmuş zaten bir tarifi.

Yaşadıklarımı ben biliyorum ya siz de bilin istiyorum. Bilmek için ne yapacaksınız biliyor musunuz?

Gönül şehrinizi bir tatlı bakışa satıp, yalnız gecelerinizde onun hayaline sarılıp uyuyacaksınız… Seveceksiniz

Alıntı : Bap

E-posta Aboneliği

Güncel Haberleri almak için E-Posta adresinizi girin :

Abone olmak istediyseniz Size bir E-posta gönderilecek lütfen gelen E-posta'daki linki tıklayın ve Aboneliğiniz aktifleştirin .



Son Bir kaç Yazı

Yorumlar

Yorum yazın:

İsminiz *

Emailiniz *

Websiteniz



Yorumu Gönderdiğinizde burada yazan yorum kurallarını ve T.C Yasalarına aykırı davranışda bulunmayacağınızı kabul etmiş sayılırsınız.
Ip adresi ve bağlantı bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır.

Bunlarada gözatın