Yaşayarak Öğrenmek…

Yazan: Turan | 08 Mayıs 2008
Kategoriler: Ivır Zıvır

Bir gün askerlerinden kaçarken, bir bakkal dükkânına girmiş. Bakkala hemen kendisini saklamasını emretmiş. Bakkal da Napolyonu müsait bir yere saklayıp, biraz sonra gelen düşmanları da ‘Az evvel biri koşarak şu tarafa kaçtı.’ diye savuştur­muş. Nihayet biraz sonra ’un muhafızları yetişmişler. Bakkal ömründe bir daha karşilaşamayacağı ’a sormuş: ‘Efendim, af buyurun ama merak ettim, ölümle bu denli burun buruna gelmek nasıl bir ?’ birden öfkelenmis. ‘Sen kim oluyorsun da benimle böyle dalga geçercesine konuşabiliyorsun?’ diye bağırmış. Hemen askerlerine, Adamcağızı kurşuna dizmelerini emretmiş. Askerler bakkalın gözünü bağlayıp, karşisına dizilmişler. Mermiler namlulara sürülmüş, artık ‘ateş’ emri verilecek… Adamcağız içinden: ‘Ah, ne yaptın sen? Şimdi ölüp gideceksin’ diye düşünürken,arkadan bir çift el uzanmış, gözündeki bağı açmış.Karşisında > varmış. Tek cümleyle cevaplamış :’İşte böyle bir !’

“Yaşayarak ögrenmek, bedeli en yüksek ögrenme biçimidir…”

E-posta Aboneliği

Güncel Haberleri almak için E-Posta adresinizi aşağıdaki kutucuğa yazın ..

En Son Yazılar

Bunlarada gözatın

Yorumlar

Yorum Yazın

İsminiz *

Emailiniz *

Websiteniz