
Doksanlı yılların sonuydu, milenyum heyecanı ile etrafımıza mutluluklar saçıyorduk, uzay çağına giriyorduk adeta. Yakın bir arkadaşım sevgilisiden ayrılmış, her sevgilisinden ayrılışı gibi bize ayrı bir yas mevsimi yaşatırdı. Bir gün arkadaşım, yine bir sevgilisinden ayrıldığı sırada, bana dedi ki “değmeyecek kişilere haddinden fazla değer verme olm, benden sana tavsiye” “bak sonra canın çok yanar” Tamam kardeşim sözünü dikkate alacam dedim..
O zamanlar Haluk Levent‘ten Dağlar şarkısını çalmayanı, bu şarkıyla ağlamayanı dövüyorlardı. sonra bir gün Kızılay’da bir cafede otururken Duvarda asılı olan bir tabelada “değmeyecek kişilere haddinden fazla değer verme!” yazısını gördüm. o gün bugündür vermem!