Hürriyet gazetesi “Gençlere fırsat, gelin sizi köşe yazarı yapalım!” kampanyası yapmış. Tam bir fiyasko, büyük falso, acıklı komedi…
Gülmekten yarıldım, gülmekten yarılmışlar, okusanız siz de gülmekten yarılırsınız…
Hala kaldırmadılarsa, haberin linki işte şurada
Jürili yarışma programları yüksek rating alınca, Bu programlara ‘köşe yazarı’ kontenjanından katılan Oray Eğin ortalığı sallayınca,
Hürriyet gazetesinde birilerinin kafasında şimşek çakmış olmalı: “Orhan Pamuk film festivaline jüri oluyorsa, bizim gazetenin köşe yazarlarından da jüri üyesi olur..”
Hadi bir yarışma yapalım…
Ne olsun? Hah buldum: Köşe yazarı seçelim!
2006 başlarında Akşam gazetesinde Serdar Turgut bunun benzerini denemişti.
“Gençlerden kendime köşe yazarı seçiyorum. Herkese şans veriyorum. Hadi bana gönderin yazılarınızı…” demişti.
O da şapa oturmuştu.
(Jüri toplamayı akıl edemedi, ondan mı acaba?)
Eh kardeşim, sen kendi gazetenin köşe yazarını jüri üyesi yapmazsan, o da gider televizyondaki müptezel programlara jüri üyesi olur.
Kendi köşe yazarlarından “jüri oluşturmak” fikrini Hürriyet gazetesine kim üflediyse, alnından öpmek lazım. Cem Yılmaz’ın tahtını sallayacak bir komedyen geliyor demektir.
Bakar mısınız, KOMPOZİSYON demişler yaa…
Ortaokul öğrencileri arası kompozisyon yarışması, kazanan çocuğu 23 Nisan’daki gibi ‘bir günlüğüne köşe yazarı’ mı yapacaksınız yani?
Ve de jüriye bir bakınız kimler var aralarında:
- Milliyet’ten şutlanan bir adet başarısız genel yayın yönetmeni
- Aslında gazeteci olmayıp özel davetle köşe yazarı yapılan bir arkadaş. N’aaber Cücü?
- Internet’te yazı yazanlara karşı öfke ve panik duyan Özdemir İnce
- Şu kimdi ya? Onu çıkaramadım.. Takvim-i Vakayı gazetesini çıkaran Agah Efendi mi? Haa yok değilmiş.. Ama antika değeri var onun da: Doğan Hızlan..
- Kimsenin takmadığı Basın Konseyi şeysi de buradaymış. Konsey üyesi bile olmayan kişilere ceza kesen Oktay Ekşi. Hadi bana da kınama cezası ver!
Serdar Devrim de buna bakıp bakıp gülüyor mu acaba? Seni Hürriyet’teki köşenden şutlasınlar, Git bir blog sitesinde “Hıyar krallardan” bahset. Seni gene de kimsecikler okumasın, kimse ciddiye almasın. Ama senin köşeni boşaltan gazeten “Gel vatandaş gel, köşe yazarı aranıyor gel..” diye sağa sola goygoyculuk yapsın.
Beni nasıl gülme tutmasın?
Serdar Turgut da çuvallayınca Ece Arar’ı köşe yazarı yapmıştı. (Sanırım kızın bacakları güzeldi? Yazdıkları için aynı şeyi söylemek mümkün değil çünkü)
Ertuğrul Özkök’ün damadı olsak biz de Hürriyet’e köşe yazarı olurduk, kaabiliyet istemez. (Ercan Saatçi olayı)
Bunları bile bile “Gel gel” yapılan okurlar kolpayı yememiş ama!.. Okur yorumlarını okudukça beni gülme tuttu.
Şurayı bir TIK’layın siz de okuyun:
Verilen hediyelerle dalga geçen mi ararsınız, bu işteki safoşluğu çakıp lafını geçirenler mi istersiniz. Hepsi var.
Ahmet Kaya’nın bir şarkısı vardı, nasıldı o?
“Nerden baksan tutarsızlık, nerden baksan tutarsızlık..
Nerden baksan ahmakçaaaaa”
Nedense o geldi aklıma.
Hadi bana puan verin jüri üyeleri… Benden size SIFIR!