Geceyi sev,
Geceyi, gözlerinde kaybolduğun sevişmelerin hatırına sev,
ölüm uykusu kararlılığıyla sustuğu için değil,
Bakarsın,
ruhun ihtimallerle dolar sabahına…
Özlemi sev,
Özlemi, ruhunun çıkmaz sokaklarında kaybolmadığı için sev,
gönlünün derinliklerinde gölge gibi dolaştığı için değil
Bakarsın,
Hasret tokat gibi vurur da yüzüne çıkar gelir sabahına (daha&helliip;)
Ayrılık yüzünden ..
Hiç yanmamıştı, canım bu kadar..
Geleceğe bakıp hiç ürpermemiştim, mesela
Toprağın altında saklanan sırlar gibi, ölüm gibi..
Alış artık gönlüm
O artık başka bir fotoğrafın hikayesi.
Güneş yüzünden …
Canı yanmış Kardelen’in sızısına
Gönlümün beni mecbur ettiği, kadarıyla yazdım
Umutlarını kaybetmiş birinin ölümü göze alması gibi..
Alış artık gönlüm
O artık başka bir hayatın anlamı. (daha&helliip;)

Hani çocukken oynadığımız oyunlarda ki gibi,
Sen saklansan yine ve ben hiç sıkılmadan arasam…
“Bulamadığımda çıkmazsan” diye öyle çok korkuyorum ki…
Seni hiç bulamazsam, durmadan gözlerimi yummak zorunda kalırsam ya…
Bir gün kendiliğinden çıkar mısın; “Ben seni çok özledim.” dersem ??
Özlemin olmasa ne anlamı kalırdı umut etmenin,
Umut olmasa özlem denir miydi yürekteki derin sevgine…
“Umut etmekten bıkarım” diye öyle çok korkuyorum ki…
Göz gördüğüne inanır gönül ise gözün görmediğini uzaklarda arar ya…
Bir gün karşıma çıkar mısın; “Ben seni çok özledim.” dersem ??
Sayfalarca değil, sadece iki kelime yeterlidir, arkadaşını yüreğine sığdırmak için…
Herkes kendini tanır, bilir, sever, içinde biraz kibir varsa, kendini övmeyi, övülmeyi de sever. Olumlu yönlerini görür kendi içinde, olumsuz taraflarını göremez, anlatamaz. Korkar, yalan söyler. Çok severse … Aptallıklarıyla övünür.. Bencil bir insan olur..
Kişi istese de kendini doğru bir şekilde ifade edemez, çoğu zaman bu böyledir. Hep eksik kalır.. (daha&helliip;)
Sensiz de yaşanıyor işte! İlk zamanlar çok canım yanmıştı ama insan her şeye alışıyor. Yokluğu da öğreniyorsun, açlığı da, üşümeyi de, yanmayı da…
Sensiz de yeniyor yemek işte! Gerçi ekmeğin köşesini hep sana ayırmak geçiyor içimden ama yapmıyorum. İnadına ben yiyorum. Olmayan hakkını kaybediyor!
Sensiz de gülünüyor işte! Bazen öyle olaylar oluyor ki, elim telefona gidiyor. Anlatmak istiyorum çünkü sadece ikimiz anlarız, biliyorum fakat aramıyorum!
Sensiz de uyunuyor işte! İlk zamanlar dönüp durduğum o yatağa, şimdi kafamı koyunca kapanıyor gözlerim. Hayatın yorgunluğu, günün stresi derken, vücut da bitiyor. Bir ara yastığa sarılıyordum sen diye! Şimdi uyanınca bakıyorum ki, elim kolum bomboş! Vakti gelince saracaktır başka bedeni, bekliyorum! (daha&helliip;)

Aşk mutfağından yalnızlık tarifleri
Malzeme: 2 kişi, 1 ilişki
Hazırlanışı: Mutlu günler geçirilir. Beraber olunmaktan alınan keyif , kaynayana kadar hayatın her aşamasıyla sık sık karıştırılarak yaşanır. Arkadaşlar ortak edilir ilişkiye. Sinemaya gidilir, çıkışta filmden hiç bir şey hatırlanmaz, geriye kalan sadece sevgilinin film boyunca tuttuğu elinizde kalan sıcaklıktır. Sözler verilir. Sözlerin altında ezildikçe, yalanlar söylenir. Mutluluk fokurdamaya başlayınca, ilişkinin altı kapatılıp dinlenmeye bırakılır. Oda sıcaklığına geldiğinde kıskançlık ve kavga gibi baharatlar göz kararı eklenir. Arzuya göre aldatma da konulabilir. (daha&helliip;)
Umut ederken, kırılan ümitlerinin pekte bir anlamı kalmaz, kaybettiklerinin yanında .. Alışılmışa gelmiş bir vaziyet içinde görürsün kendini, daha fazla ne acıtabilir ki dersin. Ama sende bilirsin ki her elbisende her alınan hediyede onun kokusu, baktıkça gözlerin dolar! “yine mi lanet olsun” dersin! Onları atsam ya? (daha&helliip;)
Son Yorumlar