Bir buz dağının ortasında yakılmış ateş kadar üşüyorum
Erimek ya da sönmek değil gözümün gördüğü,
Çaresizlik bitirir beni,
Her defasında tekrar eriyip, tekrar sönmek
Tekrarlarla kahrolup gitmek körü körüne
Bende takat kalmadı, ne yanacak, ne bitecek
Her şey ben kadar yalnızlıkta, ben dâhil… (daha&helliip;)
Gidersen, yaşamın acılı haritasında yaralı bir kalbin, adını bilmediğim çiçekleri kanar içimde her gece…
Ay suskunlaşır, yıldızlar suskunlaşır, acılar suskunlaşır, yitirir sesini yaşayanlar da ölüler gibi…
Suskunluğun trendinde kan kusar yürekler sensiz Rüzgar da esmez artık buralarda, çiçekler de açmaz, benim boynum bükük kalır bu şehirde, çekip gider mutluluklar…
Gitme ne olur. Bak hüznün zifiri saçları akıyor geceye, gecenin karanlığına karışıyor hüznüm…
Lanetlenmiş yalnızlıklara ah ediyor kalbim Her gün biraz daha büyüyecek içimdeki kırgınlık… Gitme…
Acılar içinde olsam da seni çılgınca sevdim ben Çılgınca sevdim bu dağları, bozkırları, güneşi , En çok seni sevdim çiçeğim, en çok seni sevdim… Gitme ne olur. (daha&helliip;)
Yokluğun kıyamet alametim…
Sonsuzluk dünyasında hücre hapsi yaşamaktır sensizlik…
Bir gelsen… Bir görsem… Bir gülsen…
Sonra yine git istersen…
Sen bakıp bakıp daldıkça karanlık ufuklara,
hayallerin yarım benliğin eksik kaldığı an düşlerim desteğin olsun diye yüreğine,
karanlığa hibe ederim senli düşlerimi.
Bir yıldıza iliştiririm ömrümü…
Sen kendini kimsesiz hissettiğin ve göğe bakıp
Allah’ la konuşmaya başladığında kayan yıldızın kuyruğunda görürsün beni… (daha&helliip;)
Ben sonsuzluğu düşünüyorum Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum Durun kapanmayın pencerelerim Güneşimi kapatmayın Beton çok soğuk, üşüyorum.. Muhsin Yazıcıoğlu…
İnna lillahi ve inna ileyhi raciun (Biz Allah’a aidiz ve (yine) O’na döneceğiz)
“Türk milletinin başı sağ olsun. Şehitlerimize Allah rahmet eylesin”
Aşk zehrini bal edip içmekmiş aşık olmak
Bir aşk ırmağı olup seninle sonsuza akmak
Hiçliğin ötesinde hiçlikmiş aşkına düşmek
Aynı duyguları hissetmek birlikte düşünmek
Aynı acıları duymakmış yüreğinde seni sevmek
İki ayrı bedende tek bir can olup erimek
Yana yana yok olmakmış sana aşık olmak
Bir gül ağacında birlikte tomucuklanmak
Sonsuzluğa kanat çırpmakmış seni sevmek
Nefes kadar yakınındayken bile seni ölesiye özlemek
Başkasını gözü görmemekmiş sana aşık olmak
Yıldızlar kadar uzakken kokunu hissetmek (daha&helliip;)
Yeni yeşermeye başlayan bir fidan doğuyor içimde, isterim ki bu fidanı sen sula sen büyüt senin sevginle canlanıp kök salayım.
Sevgine doğru yol bulayım istiyorum…
Lâkin zor.
Çok zor bu!
Anlatmak istediğim her şeyi yüzüne söyleyecek cesaretim yok onun için sana bu satırları yazmaya karar verdim…
Saklayamam söylemem gerek biliyorum onun için anlatıyorum…
Hayatımda ilk defa kıskançlık rüzgârları böylesine derin esti yüreğimde ilk defa yaşıyorum bu duyguları.
Ve de son defa!
Anladım ki ben seni sadece başka bir insandan değil her şeyden kıskanıyorum… (daha&helliip;)
Çok iyi niyetli, kimseye kötülük düşünmeyen, adam gibi adam biriydi . Allah’ tan Asla Ümit kesilmez , inşallah kurtulurlar .. Dualarımız sizlerle …
Muhsin Yazıcıoğlu’nun Ankara Mamak Cezaevindeki yıllarında yazdığı “Üşüyorum” adlı şiirini sizlerle paylaşmak istedim.

Bütün taşlar uyurdu
hayat dururdu sen uyurdun;
inanırım yıldızların birliğine
bir şiir yatar gökyüzünde…
öyle bir rüya gör ki bu gece
sadece ben değil,
biz olalım içinde!
iyi geceler bi tanem…
öyle bir rüya gör ki
her şey ilk günkü gibi olsun sabah kalktığında.
bütün kuşlar uyurdu
dünya dururdu sen uyurdun,
inanırım gökyüzünün güzelliğine
bir masal yatar gökyüzünde…
tabi özledim seni
rüya geç olsa da
sen olacaksın sonunda…
Son Yorumlar