İnsanların ermeye baş koyduğu vuslat adına çıkılan yola çıkmıştı genç adam. Kısacası mutluluk arayışına. Amaç mutluluksa araç aşktı. Bulmuştu gerçek aşkı adam, tüm ömrüne yetecek kadar uzun, verdiği nefes kadar kısa zamanda yaşanmıştı. Bittiği zamansa kalbinin koca bir parçasını da kilitlemek zorunda kalmıştı yitik aşklar zindanına . Suçlu aradı önce, kıyamadı suçlamaya “canım” dediğini. Kendini suçladı.
İnanamadı sonrasında. Yapayalnız kalmıştı sanki dünyada, kiminle dertleşecek kiminle paylaşacaktı kendinden bile sakladığı sırlarını ? Hayatının anlamı, yaşama sevinci bir yabancımıydı artık. Onu göremeyecek, görse de yasak mı olacaktı dokunmak. Bitmiş miydi aşk? (daha&helliip;)
Bitti mi şimdi…
Yokmusun hayatımda…Olmayacak mı beni seven sevgin… Olmayacak mı bana bakışların.. Hayır olamaz bitti mi yani. Bitmemeli olmalı bir çıkar yol. Olmadı demi yapamadık. Sahip çıkamadık bu sevgiye…
Hoşcakal güzel kuzum…Hoşcakal… Sensizlik çok zor olacak benim için. Ya sen ne yapacaksın bensiz? Yaparsın ama habersiz kaldığım günler buna en büyük kanıt değilmidirki. Ben yapamadım kuzum ben yapamadım.Senden haber alamadığım günlerde yaşam durmuştu benim için. (daha&helliip;)
Aman Allah’ım bu yaşadıklarım neydi böyle? Nedir bunlar diye soruyorum kendime? Başarıyı bir tarife koyabiliyorum. Yenilgiyide, çocukluğu da gençliği de… Makarnanın ve inegöl köftenin de tarifi var. Bunu tarif bile edemiyorum.
Öyle bir tanımlamalı öyle bir anlatmalıyım ki herkes en az benim kadar bilmeli mutluluğumu, heyecanımı…
Yüreğim kıpır, ama sadece bu anlatmıyor. Hayatıma yeni yeni anlamlar yüklenmesi, önceden görmediğim yolların sanki gün ışığı gibi aydınlanarak önüme dizilmesi, bu bedenin havada ayakların yere basmadan yürüyebilmesi.
Ağustosta kar olmak, dağlar aşıp kuş olmak, gözde yaş olmak…
Neden anlatmıyor hiçbirşey beni? (daha&helliip;)

Dilerim sizin için gelen yılda da herşey güzel olur… Herkes dostça, paylaşarak, birbirinin elinden tutarak, hırslarından uzak bir şekilde bu alemde var olmaya devam eder.
İnsan yaşlandıkça daha bir duygusal oluyor… Bu satırları kendini bin kere dövmüş bir adamın en yalın, en arınmış haliyle yazıyorum ve diyorum ki; “Hırslarınıza kapılmadan, başkalarını kırmadan, üzmeden, sevgi ile tüm sorunlarınız çözülür.”
Hangi birinizi yazayım ki, dost insanlar… Listemde varolan, olmayan tüm dostlar… İyi ki varsınız…
Yeni yıl, herkese, hepimize güzelliklerle gelsin. Sağlıkla, mutluluklarla, sevdiklerimizle ve hoş şeylerle gelsin…
Her bir minik dokunuşu ayrı bir güzellik katsın hayatımıza. Dileklerimiz gerçekleşsin. Sevgiler artsın. Herşey gönlünüzce olsun!
Ağlıyorum şimdi…
Hiç bu kadar üzülmemiştim. hiç ağlamamıştı gözlerim bu kadar çok. Seni kaybetme korkusunu hiç bu kadar derin hissetmemiştim yüreğimde… Ağlıyorum şimdi. Söylediğim sözlere değiştiremediğim gerçeğe ağlıyorum. Senin bir bakışına bir gülüşüne ağlıyorum. “Canım” deyişine canımı yakışına ağlıyorum.Ve seni bu kadar çok sevişime ağlıyorum.
İstemedim böyle olsun. Bir anlık panik ataktı belkide… Kalbim acıyor. Kendini yanlız hissediyorsun, kendimi yanlız hissediyorum şimdi…
“Beni seviyormusun?” diye sordum emin olduğum halde söylememiştin çünkü.. Kızdığın için hiç söylememiştin. Ağladığım için söylememiştin. Ağlattığım için söylememiştin.
Gözlerim acıyor sanırım… Yok, bunlar gözyaşı değil artık kan akıyor. Ama kalbimin acıdığı kadar acımıyor gözlerim, gözpınarlarım… Lütfen affet beni söylediklerim için ve söyleyemediklerim için lütfen affet beni…
Yayımlandığı tarih: 16 Haziran 2008 @ 13:22
Uzun olmuştu… hem de çok uzun.
Üç sene kadar önce tanışmıştık biz seninle… Sonra sen geldiğin hızla gittin hayatımdan.
Çok bekledi gözlerim yolunu…
Yağmurda gelmiştin yaa bana hatırlarmısın bilmem. İşte her yağmur yağdığında bende ağladım seni beklediğim yerde…
Sonra zamanla unutur oldum yüzünü. Direndim unutmamak için ama sen de unutmustun beni. Unutmayı ilk sen tercih etmiştin çünkü.Unutmak kaçınılmaz olmuştu artık. Akmaz oldu gözlerim senin için …
Bittin… Unuttum seni. Başka birisi oldu hayatımda, onu senden daha çok sevdim. O senden daha çok değer verdi bana. Senin gibi yarı yolda koyup gitmedi beni. Yürekten sevdi, elimi sımsıkı tuttu, bırakmadı… (daha&helliip;)

Bir mısralar anlatmaya yetmedi seni bir de benim dilim…
Ah güzel yar nasıl bir aşktı bendeki, nasıl bir sevgiydi ki içim senden vazgeçmedi.
Gözlerin ağlarken yanağımda, gitmek için hazırken gidemedim. Ah yar ne acılar çektim, çektirdim. Oysa hak etmemişti gözlerin gözyaşlarını. Hak etmemişti yüreğim sensiz geçen o günleri. İşte ben o zaman öğrendim ağlamayı… işte o zaman tattım uykusuzluğu…Sensiz alınan her nefesin nefes olmadığını…
Ah yar bu kadar çok severmiymiş insanoğlu ben kendime dahi inanamıyorum doğrusu. Güzel gözlerini görmediğim her gün zindanda kalmış gibi özgürlüğüm kısıtlanmış gibi oluyorum.
Ah yar seni sevmek nasıl bişey ben anlamadım sana da anlatamıyorum…
“Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem” dedi; kış gününde sırtında paltosu bile olmadığı halde ödülünü askerlerimize bağışladığı İstiklal Marşımızı yazdı; gerçek bir vatanseverdi, Çanakkale Şehitlerine şiirini gelecek nesillere bıraktı. Vefatının 74. yılında saygıyla anıyoruz. Aziz ruhu şad, mekanı cennet olsun.

Hani an gelir konuşmak istemezsin ya kimseyle öyle bir an işte… Hani gözlerin seni ele versin istemezsin… Hani susarsın sessizce köşende kalırsın. Kimi zamanda sessizce ağlarsın yanlızlığına. Kalabalıktır çevren ama kimse bilsin istemezsin sorununu. Sessizce akar gözlerindeki o masum yaşlar…
Sessizce iç çekersin. Çünkü sen sorumlusundur bundan kendini yanlızlığa iten senin, yanlışların ya da zamanında doğru sandığın yanlış kararlarındır. Ama bişeyi çok iyi öğrenmişsindir. Artık neyi yapmaman gerektiğini.
Üzülme kalk hadi artık. Sen güçlüsün en azından bu hayata karşı güçlü olmalısın. Ne yaşamış olursan ol ne karar almış olursan ol doğru ya da yanlış bu senin kendi kararın. Sevin, gül, ağla ,üzül. Ama kendi kararını kendin verdiğin için kendinle gurur duy…
Bu sensin senin kendi hayatın canım arkadaşım üzülme artık toparlan dik dur…

Bana sadece “yaz” dediler…
“Gel buraya sende birşeyler yaz.”, “Yazar ol” tamam dedim ilk duyduğumda… “Yazacağım ama şimdi değil, sınavdan sonra.” dedim “tamam” dediler. Sınava hazırlanırken ara ara girdim, baktım ne var ne yok nasıldır, nedir, ne değildir… (daha&helliip;)
Son Yorumlar