

Sonu gelmeyen, dipsiz bir okyanusta
Korkuları tattım.. Düşlerin açığa çıkmadığı her an.
Bekledim yanımdan geçen mucizeleri görmeden
Ve artık sonundayım.
Sarsılmaz sabrını, hayallerimin gerisinde bıraktım.
Hatıralarım, bir ölümlünün bedenine gizlenemez.

Korkuların yeni oluşuyorken , halletmeliydin , nasıl geldiysen öyle gidersin, herşey için çok geç , kaderine boyun ey , ölüm yok ucunda , kendini sev, insanları sev. Başka bir şansında yok zaten .
Korkularınla Yüzleş , kendini kandırma …
Kurtuluş yok…
Söyle kurtulan var mı ? Yok olamazda.
Bu derinlerde gizli bir şey, savaşla falan olacak bir şey değil, karakterde gizli, asla tedavisi mümkün değil. Yazılmış bi kere, Sende hoşgör, kendini sev, insanları sev, daha diyecek bir şey yok..
İşte Kader bu
Evlenmekmiş.
Terkedilmekmiş . Yalnız kalmakmış , kuruntularından kurtul, Korkularınla Yüzleş …
Anlamana ya da anlamamana ihtiyacım yok .
Böyle bitmesine ihtiyacım var.
Yok ben savaşacağım diyorsan görelim savaşını …
Çalışıyoruz, çabalıyoruz.. Bağırıyoruz çağırıyoruz. Uçuyoruz didiniyoruz. Koşuyoruz koşturuyoruz. Düşüyoruz kalkıyoruz. Saatlerce sürünüyoruz. Trafikte kalıyoruz. Ağlıyoruz isyan ediyoruz. Gülüyoruz sırıtıyoruz. Plan yapıyoruz. Tıkınıyoruz, zil zurna içiyoruz. Islanıyoruz donuyoruz. Yanıyoruz soyunuyoruz.
Gün gün böyle bitiyor ömür. Dönüp geriye baktığımızda elimizde birkaç kuruş. Gülümseten bir arkadaş. Belki bir hanım. Uzun bir zincir ve halkaları.
Sonra zincir kopuyor belki yukarıdaki en kötü şeyi arar oluyoruz. Kafamızda üşüşen muhasebeler, bağırış çağırışlar. Mutluluğu arayan bir adam.
Kim ne derse desin.. Ben artık zincirin halkası olmaktan sıkıldım…
Son Yorumlar