
Dilerim sizin için gelen yılda da herşey güzel olur… Herkes dostça, paylaşarak, birbirinin elinden tutarak, hırslarından uzak bir şekilde bu alemde var olmaya devam eder.
İnsan yaşlandıkça daha bir duygusal oluyor… Bu satırları kendini bin kere dövmüş bir adamın en yalın, en arınmış haliyle yazıyorum ve diyorum ki; “Hırslarınıza kapılmadan, başkalarını kırmadan, üzmeden, sevgi ile tüm sorunlarınız çözülür.”
Hangi birinizi yazayım ki, dost insanlar… Listemde varolan, olmayan tüm dostlar… İyi ki varsınız…
Yeni yıl, herkese, hepimize güzelliklerle gelsin. Sağlıkla, mutluluklarla, sevdiklerimizle ve hoş şeylerle gelsin…
Her bir minik dokunuşu ayrı bir güzellik katsın hayatımıza. Dileklerimiz gerçekleşsin. Sevgiler artsın. Herşey gönlünüzce olsun!
Ağlıyorum şimdi…
Hiç bu kadar üzülmemiştim. hiç ağlamamıştı gözlerim bu kadar çok. Seni kaybetme korkusunu hiç bu kadar derin hissetmemiştim yüreğimde… Ağlıyorum şimdi. Söylediğim sözlere değiştiremediğim gerçeğe ağlıyorum. Senin bir bakışına bir gülüşüne ağlıyorum. “Canım” deyişine canımı yakışına ağlıyorum.Ve seni bu kadar çok sevişime ağlıyorum.
İstemedim böyle olsun. Bir anlık panik ataktı belkide… Kalbim acıyor. Kendini yanlız hissediyorsun, kendimi yanlız hissediyorum şimdi…
“Beni seviyormusun?” diye sordum emin olduğum halde söylememiştin çünkü.. Kızdığın için hiç söylememiştin. Ağladığım için söylememiştin. Ağlattığım için söylememiştin.
Gözlerim acıyor sanırım… Yok, bunlar gözyaşı değil artık kan akıyor. Ama kalbimin acıdığı kadar acımıyor gözlerim, gözpınarlarım… Lütfen affet beni söylediklerim için ve söyleyemediklerim için lütfen affet beni…
Yayımlandığı tarih: 16 Haziran 2008 @ 13:22
Uzun olmuştu… hem de çok uzun.
Üç sene kadar önce tanışmıştık biz seninle… Sonra sen geldiğin hızla gittin hayatımdan.
Çok bekledi gözlerim yolunu…
Yağmurda gelmiştin yaa bana hatırlarmısın bilmem. İşte her yağmur yağdığında bende ağladım seni beklediğim yerde…
Sonra zamanla unutur oldum yüzünü. Direndim unutmamak için ama sen de unutmustun beni. Unutmayı ilk sen tercih etmiştin çünkü.Unutmak kaçınılmaz olmuştu artık. Akmaz oldu gözlerim senin için …
Bittin… Unuttum seni. Başka birisi oldu hayatımda, onu senden daha çok sevdim. O senden daha çok değer verdi bana. Senin gibi yarı yolda koyup gitmedi beni. Yürekten sevdi, elimi sımsıkı tuttu, bırakmadı… (daha&helliip;)

Bir mısralar anlatmaya yetmedi seni bir de benim dilim…
Ah güzel yar nasıl bir aşktı bendeki, nasıl bir sevgiydi ki içim senden vazgeçmedi.
Gözlerin ağlarken yanağımda, gitmek için hazırken gidemedim. Ah yar ne acılar çektim, çektirdim. Oysa hak etmemişti gözlerin gözyaşlarını. Hak etmemişti yüreğim sensiz geçen o günleri. İşte ben o zaman öğrendim ağlamayı… işte o zaman tattım uykusuzluğu…Sensiz alınan her nefesin nefes olmadığını…
Ah yar bu kadar çok severmiymiş insanoğlu ben kendime dahi inanamıyorum doğrusu. Güzel gözlerini görmediğim her gün zindanda kalmış gibi özgürlüğüm kısıtlanmış gibi oluyorum.
Ah yar seni sevmek nasıl bişey ben anlamadım sana da anlatamıyorum…

Hani an gelir konuşmak istemezsin ya kimseyle öyle bir an işte… Hani gözlerin seni ele versin istemezsin… Hani susarsın sessizce köşende kalırsın. Kimi zamanda sessizce ağlarsın yanlızlığına. Kalabalıktır çevren ama kimse bilsin istemezsin sorununu. Sessizce akar gözlerindeki o masum yaşlar…
Sessizce iç çekersin. Çünkü sen sorumlusundur bundan kendini yanlızlığa iten senin, yanlışların ya da zamanında doğru sandığın yanlış kararlarındır. Ama bişeyi çok iyi öğrenmişsindir. Artık neyi yapmaman gerektiğini.
Üzülme kalk hadi artık. Sen güçlüsün en azından bu hayata karşı güçlü olmalısın. Ne yaşamış olursan ol ne karar almış olursan ol doğru ya da yanlış bu senin kendi kararın. Sevin, gül, ağla ,üzül. Ama kendi kararını kendin verdiğin için kendinle gurur duy…
Bu sensin senin kendi hayatın canım arkadaşım üzülme artık toparlan dik dur…

Bana sadece “yaz” dediler…
“Gel buraya sende birşeyler yaz.”, “Yazar ol” tamam dedim ilk duyduğumda… “Yazacağım ama şimdi değil, sınavdan sonra.” dedim “tamam” dediler. Sınava hazırlanırken ara ara girdim, baktım ne var ne yok nasıldır, nedir, ne değildir… (daha&helliip;)

Bir gün Napolyon düşman askerlerinden kaçarken, bir bakkal dükkânına girmiş. Bakkala hemen kendisini saklamasını emretmiş. Bakkal da Napolyonu müsait bir yere saklayıp, biraz sonra gelen düşmanları da “Az evvel biri koşarak şu tarafa kaçtı.” diye savuşturmuş.
Nihayet biraz sonra Napolyon’un muhafızları yetişmişler. Bakkal ömründe bir daha karşılaşamayacağı Napolyon’a sormuş: “Efendim, af buyurun ama merak ettim, ölümle bu denli burun buruna gelmek nasıl bir duygu?” Napolyon birden öfkelenmiş. “Sen kim oluyorsun da benimle böyle dalga geçercesine konuşabiliyorsun?” diye bağırmış. Hemen askerlerine, Adamcağızı kurşuna dizmelerini emretmiş. Askerler bakkalın gözünü bağlayıp, karşısına dizilmişler. Mermiler namlulara sürülmüş, artık “ateş” emri verilecek… Adamcağız içinden: “Ah, ne yaptın sen? Şimdi ölüp gideceksin” diye düşünürken, arkadan bir çift el uzanmış, gözündeki bağı açmış.
Karşısında Napolyon varmış. Tek cümleyle cevaplamış Napolyon:“İşte böyle bir duygu!”
“Yaşayarak ögrenmek, bedeli en yüksek öğrenme biçimidir…”
Bugün sessiz kaldım. İçimden konuşmak gelmedi… Söyleyecek ne sözüm kaldı ne de konuşmaya mecalim. Sanırım artık yoruldum. Sanırım buralardan gitmek istiyorum. Sorunlarımın beni bulamayacağı en uzak şehre, o en uzak ülkeye… Beni buradan alıp oralara götürecek bir vasıta var mı ? Benim gözyaşımın akmayacağı o yere…
Mutluluktan güleceğim bir yer arıyorum! Sonsuza kadar mutlu olacağım o yeri.. Yok değil mi? Hala öğrenemedim yaşamayı.
Bir söz vardı ya ’’Yer yarılsa da içine girsem.’’ deriz bazı anlarda. İşte tam o noktadayım… Yerin altına girip, saklanayım. Kimseler beni bulamasın… Sessizce kalayım, dinleneyim istiyorum…
Gelmesin geçmişim.. Tüm acılarım, yerin yüzünde kalsın… Benden uzakta…
Hani bitmişti… Ne oldu? Yine mi hüsranlı bunun sonu..
New Content 12.06.2008
Hepimiz değişmek isteriz. Yeni yıllarda, doğum günlerinde değişim kararları alırız … Oysa işte acı gerçek değişimi isteriz ama değişmeyi göze alamayız. Değişim korkutucudur. En korkutucu olansa sen olduğun yerde dururken sevdiğin insanın değişmesidir. Bazı şeyler hiç değişmez ya da değiştirmeye gücümüz yetmez. Bazılarıysa hiç beklemediğimiz bir şekilde değişir. Ama hayat değişse de bir şey hiç değişmez, sevdiklerimizin yanında olma ihtiyacı… Bazen seçemediğin kardeşin, bazen sevgilin… Bazen de yitirdiğin arkadaşın… Ve o insanları bir kere bulduğumuzda yanlarından kolay kolay ayrılmayız. Bazen bizi kırmış olsalar bile ..
Bir gün gelir bir gün geçer bazı şeyler hiç ama hiç değişmezmiş ..
Son Yorumlar